Hayal Etmeyip Kaybettiklerimiz

Dün işyerinde hikayeleştirerek sunum yapmak adı altında bir eğitim vardı. Eğitmen kendimizi tanıtma evresinde en büyük korkumuzu da sordu. İlk arkadaşın cevabı;

“Ömrümü beyaz yakalı olarak tamamlamak”tı. Hislerime tercüman olduğunu söyleyebilirim.

Sonra bu konu üzerinde laflarken, eğitmen zihnimde bir ışık yaktı;

Çoğumuz üniversitede okurken mezun olup kurumsal şirketlerde, plazalarda, Koç, Sabancı gibi holdinglerde global yapılarda çalışmayı hayal etmiştik.

İş hayatıma Koç Holding bünyesinde bir şirkette başladım, şimdi de sektör lideri global bir şirkette devam ediyorum. 40 katlı bir plazada, kahvaltıda Starbucks’tan 1,5 pump short white chocolate mochamı(!!!) yudumlayarak güne başlayıp, toplantı set ediyorum.(ben de cümlemden tiksindim)

Baktığımız zaman üniversitedeki hayallerimiz gerçekleşmiş; ama şu an mutsuzuz. Nedir bu mutsuzluğun temeli? Aslında mutsuzluk yanlış kelime, mutsuz değil memnuniyetsizim.

Ama bildiğim şey şu; zamanında bir şeyler hayal ediyormuşum. Attığım adımlar ve çaba sonucu bu hayaller gerçekleşiyormuş. Hatta bazen öyle çok da çabalamadan taşlar yerine oturmuş.

Üniversite sınavına hazırlandığım günlerden birinde, evde kimse yoktu. Sıkılmıştım, aldım kağıt kalemi sınava girmişim gibi yazmaya başladım. “İstanbul’da deniz kenarı bir üniversitede okuyorum. Yurtta kalıyorum.(çocukken kızlar yurdu izlediğim için bu hep hayalimdi) Arkadaşlarımla çok iyi geçiniyoruz.” Bir sayfa boyunca yazmışım da yazmışım hala duruyor.

Ki ben üniversiteyi 2005’te kazandığım için bu notu aldığımda henüz Secret kitabı yayınlanmamıştı. (Hatırlayanlar olacaktır yayınlandığı dönem kitabı okumayanı dövüyorlardı. Ve kitabın genel konusu isteklerimizi olmuş gibi hayal edip buna göre davrandığımızda bu isteklerin gerçekleşeceğiydi)

Sonuçta ben İstanbul’un nadir ama sıradan deniz kenarı üniversitelerinden birini ve hiç aklımdan geçirmediğim bir bölümü kazandım. Yurtta kaldım. Yurt arkadaşlarımın bazılarıyla hala hergün haberleşiyorum. Ve en basitinden bu hayallerim gerçekleşti. Üstelik ispatım bile var.

Ama şunu fark ettim artık hiçbir şey hayal etmiyorum. İç geçirdiğim şeyler oluyor. Ama bunlar zihnimde, hayal boyutundan ziyade gerçekleşme ihtimali olmayan şeyler gibi beliriyor. Aslında bir şeyler istiyorum; ama olabileceğine dair en ufak bir inanç kırıntım bile yok ve ancak iç geçirebiliyorum. Sonra da unutuyorum.

Halbuki pek çok hikaye şunu göstermiyor mu? Never give up! Asla vazgeçme, asla pes etme!

Ne zaman vazgeçiyoruz hayal etmekten? Ve bu boşvermişlik duygusu ile neler kaybediyoruz?

Ki şu an işimden memnuniyetsizmişim gibi hissetsem de bi ara belki uzun uzun anlatırım tazminatı almadan bu işyerinde devam etmek de benim tercihimdi. Pişman değilim kurduğum ve gerçekleşen hiçbir hayalimden.

Hayatta her zaman hayal kurmak lazım, cesur olmak bunu gerektirir. Hemen şimdi yüreğinizde acabaya yer bırakmadan patlatıverin bir hayal. Nasıl olsa bedava…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s