Haftanın Önerileri-4

Sağlık

Güne erken başlayanlar kulübü gururla sunar; herkes uyuklarken yoga yaptım. “Bedenimiz Dünya’daki evimizdir” diye bir cümle duydum. Evimize ne kadar iyi bakıyoruz? Ölçüyü kaçırdığımız noktalar neler? Örneğin sürekli 3. sayfa haberlerine konsantre olursanız; depresif, umutsuz, agresif hastalanmaya hazır bir akıl ve ruh sağlığınız olur. Gündemi takip etmekle sadece ülke ve Dünya’daki olumsuz gelişmelere odaklanmak farklı şeyler.

Ya da ne sıklıkta dedikodu yapıyoruz? Bence konu ilgi çekici olduğu müddetçe hemen hemen herkes dedikodu yapıyor. Yapmayanına denk gelmedim. Ben de yapıyorum. Ama sürekli başkalarının hayatlarına dikkat etmek. Onları çekiştirmek, yermek, yargılamak, eleştirmek de bedenimize ve iç huzurumuza fark etmeden vurduğumuz bir darbe. Vakit geçirdiğimizi sanıyoruz belki; ama zihnimizi çirkinliklerle dolduruyoruz.

Aklıma gelen diğer konu tabii ki yediklerimiz. Yemeğe fazla değer vermiyor muyuz? Daha sofradayken “öğlen ne yesek” diye düşünmeye başlıyoruz. Sinirliyken ye, üzgünken ye. Sağlıklı alternatifler yaratmıyoruz. Bir de kendimden de yola çıkarsam bazen sadece açgözlülükten yediğimi düşünüyorum. O an tokum aslında ve canım çok da bir şey istemiyor; ama dolaptaki dondurma beni son derece rahatsız etmeye başlıyor. Tüketim çılgınlığı gibi bir şey.

Son olarak da egzersiz konusuna değineceğim. Bir youtuberı izlerken şuna benzer bir cümle duydum; “Hayat, bir bebeğin esnekliğinden bir ölünün katılığına doğru geçen süredir. Esnek olmak gençleştirir.” Oturmak çok hantallaştırıyor. Geçtiğimiz günlerde işten eve gittim. Kendimi külçe gibi koltuğa bıraktım. “Hiç halim yok” dedim. Sonra kendi kendime “saçmalama 7-8 saat uyudun. Nereye halin yok? Kalk yürü” şeklinde direktif verdim. Hiç sorgulamadan üzerimi değiştirip koruya yürüşe çıktım. 8-10 bin adım attım. Daha yürüsem yürürdüm. İnsan psikolojisi çok ilginç. Bence çoğu zaman düşüncelerimiz de duygularımız da illüzyon olabiliyor. Böyle durumlarda başka biriymiş gibi, kendinin patronu gibi kendini yönetebilmen önemli.

Kitap

Sanatçının Yolu

Haftanın önerilerinde diğer değineceğim konu, “Sanatçının Yolu-Julia Cameron” kitabı. Sanat çok güçlü bir kelime değil mi? Hayatımın sanat ile çevrelendiğini hayal ettiğimde mutlu hissediyorum. Okulda öğrendiğimiz bilgiler değerli tabii ki; ama sanata çok daha fazla önem veren bir müfredat isterdim.

Sanatçının yolu, yaratıcı yönünü arttırmak isteyenler için bir araç.

12 haftalık planlama ile size bir takım öneriler sunuyor. Bu önerileri tamamladığınızda yaratıcı faaliyetlerinizin artması bekleniyor. Ben henüz ilk haftayı okudum. Önerileri harekete geçirmeden hızlı hızlı okuyup kenara atmak istemiyorum. O yüzden bir es verdim. İlk haftadan bazı öneriler;

  • Kitabın ilk önerdiği konu güne 3 sayfa yazı yazarak başlamak. Tam olarak günlük demiyorlar. İngilizce’de morning pages yani sabah sayfaları olarak geçiyor. İstersen o gününü nasıl planlayacağını yaz, istersen kuşları yaz, istersen ülke meselelerini yaz. Zinininden o an ne geçiyorsa kağıda dök. Daha önce Günlük Tutmak yazısında belirtmiştim, Kasım ayından bu yana güne 3 sayfa yazarak başlıyorum. Hayatımı değiştirmedi; ama ücretsiz bir terapi olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
  • İkinci öneri kendi kendine yapacağın sanatçı buluşmaları. “Haftada bir sanatçı çocuğunu al ve bir sanatçı buluşması yap.” diyor. Burada kendi kendine olmak ve istikrarla sürdürmek çok önemli. Sanırım kendi kendine olma sebebin, algılarını daha iyi açman. Sanatçı buluşmaları için kendi başına sahil kenarında yürüyüşe de gidebilirsin, sergi de gezebilirsin, yeni ve ilginç bir yemek tarifi deneyebilirsin, müze gezebilirsin, fotoğraf makinanı alıp yollara düşebilirsin çok fazla opsiyon var.
  • İlgimi çeken şeylerden biri “duş amanın sanat beyni etkinliği” olduğunu ispatlayan araştırmalar. Duş bana sıfırlanmış ve şarj olmuş hissettiren şeylerden biri; ama sanatsal ya da yaratıcı yöne etkisini düşünmemiştim.

Şimdilik burada noktalıyorum, kitabı okudukça ara ara ilgi çekici bulduğum kısımları ele alırım.

Haftanın Önerileri-3

Instagram: @yazarkarga

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz. 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.