Anne With An E Replikleri

“Kalbim yitip giden umutların mükemmel mezarlığı.” (Charlotte Bronte)

Anne with an e bir Netflix yapımı. Replikleriyle(aşağıda bir kısmını yazdım), atmosferiyle, karakterlerin derinliğiyle, şahane oyunculuklarla kalbime işleyen bir dizi.(kafa yormayan Netflix önerileri için; Netflix Önerileri)

Anne with an e kitap uyarlaması, aynı zamanda geçmiş dönemde animesi de yapılmış. Konu 19. yüzyılda geçiyor. Yetim bir kızın, birlikte yaşayan iki yaşlı kardeş tarafından “yanlışlıkla” evlatlık alınmasıyla hikaye başlıyor.

Anne küçük yaşına rağmen omzunda çok zor yüklerle hayatı sırtlamış, hayal gücüne tutunan, okuduğu kitapların etkisiyle hayatı masal gibi yaşayan sıradışı bir karakter. Ruhu ölmüş ve bezgin insanların hayatına sızması sürükleyici bir hikaye yaratmış. Konu dramatik olsa da hüzünlendiğim kadar güldüğüm ve umutlandığım bir dizi. İzlerken çillerim ve kolları kabarık bir elbisemin olmasını istedim. 🙂

anne with an e replikleri
Anne with an e – 3. sezon

Anne With An E Final Sezonu Replikleri

Kitap uyarlaması olduğu için mi bilmiyorum; ama dizide çok edebi ve altı çizilesi cümleler var. Hatta bazı bölümlerin yan başlıkları bile muhteşem. Anne’in deyişiyle romantik, şiirsel ve harikulade. 🙂

İşte bu repliklerin bir kısmı;

Neşeli olmak bakış açına bağlı.

Büyük fikirleri anlatmak için büyük sözler gerekir.

Sahip olmadığım şeyler için sızlanmayacağım.

(soğuk rüzgarlı bir günde) Soğuk ne güzel değil mi? Sanki her nefeste ferahlıyorum.

Hayret verici bir şeyde çok ama çok iyi olmak istiyorum.

Artık hayattaki hedefimin aşk olmadığına karar verdim. Kendimi seçiyorum. Böylelikle hayal kırıklığına uğramayacağım.

Sevgi sadaka değildir. Bazen insanların seni sevmelerine izin vermelisin.

Gençlik bir umut mevsimidir.

Her kitap yeni bir dünyaya açılır. Macera vardır, romantizm vardır. Gemiler, düellolar, at sırtında şövalyeler. Ne zaman ne olacağını asla bilemezsin. İstediğin kişi olabilirsin. İstediğin yere gidersin. Kitaplar hayat kurtarır.

Doğru kararı yalnız vicdanın verebilir.

(Anne başına türlü belalar açtıktan sonra) Yarının henüz hiçbir hatanın yapılmadığı yeni bir gün olması fikri güzel değil mi? İnsanın yapabileceği hataların bir sınırı olsa gerek. Çünkü bitirmek ve bir daha yapmamak istiyorum.

Dünyanın sana ne kattığı değil senin dünyaya ne kattığın önemli.

 

Sorumluluk duygusu insanın hapishanesi olabilir.

Vermen gereken tek karar şu: hayatını pişmanlık duymadan yaşamak.

İnsan stresliyken söylenenleri anlaması kolay değil. Sesler okyanusun dibinden geliyor gibi olur.

Tüm değerli şeylerin bir bedeli vardır.

Gözlerin arayışta ve yüreğin açıksa cesur birisin demektir.

Her yeni mevsim yeni olasılıklar getirir.

Sevgi fırtına gibi bir anda gelir. O zamana kadar yerine yerleştirdiğin her şeyi dağıtır.

Kuralları bilmenin en güzel yanı, onları ihlal etmek için uygun yöntemler bulabilmektir.

Acılar denizdeki dalgalar gibi üstüme geldiğinde, bana şunu öğrettin; “her şey yolunda, ruhuma göre her şey iyi”

Dua: Nefret olan her yere sevgiyi ekebilmemi sağla. Şüphe olan her yere inanç, ümitsizlik olan her yere umut, karanlık olan her yere ışık, üzüntü olan her yere neşe götüreyim. Sevgi aramaktansa sevebileyim. Çünkü biz ne verirsek onu alırız.

Yapmak istiyorsan yap. Bu senin hayatın.

Senden başka kimse senin değerini belirleyemez.

İfade özgürlüğü insani bir haktır.

Sürekli bir mutluluk arayışındayız. Her an her dakika mutlu olmayı beklemek hiç mantıklı değil. Neşeyi ancak üzüntüyü öğrendiğinde anlarsın. En yüksek doruklarda gezinen bizler, bazen en derin kuyulara da düşebiliriz. Bir denge var. Güzelliği de burada.

***

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.

Reklamlar

Biraz da siz kar(g)alayın!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.