Kitap Önerisi: Sanatçının Yolu

Aslında bu hafta mindfulness ile ilgili bir şeyler yazacaktım, son anda karar değiştirerek Sanatçının Yolu kitabından bahsetmek istedim. Sanatçının Yolu, Julia Cameron‘un ele aldığı ve tüm dünyada oldukça ses getiren kişisel gelişim, yaratıcılık üzerine kitaplardan biri.

İsmi sadece sanatla ilgilenenlere hitap ediyormuş gibi dursa da kapağında da yazdığı gibi “daha üstün yaratıcılık için spirüel bir yol” ve yardımcı kaynak olarak her birimize hitap ediyor. Hepimiz

Sanatçının Yolu aynı zamanda bir eğitim serisi aslında. Kitapta da 12 haftayı kapsayacak şekilde ayrı bölümler var. Her bölümde haftalık pratikler için öneriler mevcut. Ben yazımda kitabın ilk kısmından bazı sevdiğim kesitleri aktaracağım.

Sabah Sayfaları

Benim yıllar önce bir şirket eğitiminde ve sonra da bir youtuber’da duyduğum ve son birkaç senedir de her sabah güne başlarken uyguladığım sabah sayfaları bu kitabın önerisiymiş. Temelde sabah sayfaları dediğimiz şey, güne başlarken 3 sayfa(ben orta boy defterlere yazıyorum) günlük tutmak. Günlüğünüze o günün planlarını, dünden kafanızda yer edenleri, hayallerinizi, olumlamalarınızı, aklınıza ne geliyorsa hızlıca yazıyorsunuz. Geri dönüp okumak gibi şey yok(istiyorsanız okuyun tabii), hızlıca zihni arındırma egzersizi diyebiliriz. Ben terapi gibi gördüğüm için devam ediyorum.

Sanatçı Buluşmaları

Kitabın diğer temel önerisi ise haftalık sanatçı buluşmaları. Haftanın bir günü sadece kendinizle sözleşerek sanatsal, yaratıcı bir faaliyette bulunyorsunuz. Bu oturup resim yapmak da olabilir, müzeye gitmek de. Amaç dikkat dağıtıcı unsurlar olmadan tüm duyularınızı odaklamak ve yaratıcı yönünüzü geliştirmek .

Sanatçının Yolu Altı Çizili Cümleler

♦Biz değiştikçe evren bu değişimi destekler ve genişletir. “Siz sıçrayın, ağ belirecektir.”

♦Yaratıcı sesinizi ciddiye almış olsaydınız “şunları yapardım” diyor musunuz?

  1. “Artık çok geç” demeyi durdururdum.
  2. Gerçekten sevdiğim bir şeyi yapmak için para kazanmayı beklemezdim.
  3. Hayallerin anlamsız olduğunu, aklımı başıma toplamam gerektiğini düşünmezdim.
  4. Başkalarının, ailemin, arkadaşlarımın ne düşüneceğini umursamazdım.
  5. Sahip olduklarımla yetinmem gerektiğini düşünmezdim.

♦Merakınızı uyandıran şeyi yapın, ilginizi çeken şeyi araştırın.

♦Sabrı taşan Einstein bir gün “Neden en iyi fikirler duşta iken aklıma geliyor?” diye sormuştu. Günümüzde yapılan beyin araştırmaları duş almanın sanat beyni etkinliği olduğunu göstermiştir. Duş almak, yüzmek, traş olmak, araba sürmek tüm bunlar bizi mantık beynimizden daha yaratıcı olan sanat beynimize gönderen düzenli, yineleyici etkinliklerdir. Bazı sorunların çözümleri bulaşık yıkarken belirebilir. Bu gibi etkinliklerden size uygun olanını bulun ve kullanın. Çoğu sanatçı araba kullanırken yanında not defteri veya kayıt cihazı bulundurur. Steven Spielberg en parlak fikirlerin otoyolda araba kullanırken geldiğini söylemiştir. İmgeler sanat beynini tetikler, imgeler kuyuyu doldurur.

♦Olumsuzun gerçeklik, olumlunun gerçek dışı olduğuna inanarak büyütülmüşüz. – Susan Jeffers

♦Bir konuya başlamamak için kendinize şu bahaneyi üretiyor musunuz? “Doğru dürüst piyano çalmayı, oyuncu olmayı, resim yapmayı öğrenene kadar kaç yaşıma geleceğim.” Bunların hiçbirisini yapmayarak da aynı yaşa geleceksiniz. Tutkunuzun peşinden gidin.

Olumlama özgürleşmenize yardım edecektir. Eğer kendimize yaptığımız olumsuz telkinin onda biri kadar olumlusunu yapabilirsek müthiş bir değişim izleyeceğiz.

♦Olumlamalar umut duygusunu yeşertmeye yardımcı olur. İlk başta olumlamalar, aptalca ve yapay gelebilir. Halbuki kendimizi, hiç utanç hissetmeden olumsuz cümlelerle hırpalıyoruz: “yeteri kadar yetenekli/akıllı/özgün/genç değilim” Ama kendimiz hakkında güzel şeyler söylemekte zorlanıyoruz. Şu cümleleri deneyin “Sevgiyi hak ediyorum.” “İyi bir maaşı hak ediyorum.” “Parlak ve başarılı bir insanım.” “Zengin yaratıcı yeteneklerim var.” Olumlamalar değiştirmek istediğiniz taraflarınız için reçete gibidir.

♦Eğer yaşayacak 5 farklı yaşamınız olsaydı her birinde neyle uğraşmak isterdiniz? Pilot, fizikçi, dalgıç, polis, çocuk kitapları yazarı, ressam, oyuncu, tarih öğretmeni, bilim adamı, doktor, psikolog, heykeltraş, avukat, şarkıcı… Aklınıza ne geliyorsa not edin, bu araştırma üzerine fazla düşünmeyin. Ve listenize bakıp birini seçin. Örneğin gitarist olmayı seçtiyseniz, gitar çalmaya başlayabilir misiniz?

♦İç kılavuzunuzdan her koptuğunuzda bir enerji kaybı, güç kaybı, tinsel durgunluk hissedersiniz. – Shakti Gawain

♦Başkalarının iyi niyetli bile olsa kuşkularına ihtiyacınız yok. Bu kuşkular sizinkileri de tetikleyebilir. Bencilleştiğinize veya değiştiğinize dair uyarılara karşı tetikte olun. Bunlar bizi kendimizin değil, başka birinin rahatlığı için eski günlere döndürme çabasıdır.

İçinizdeki sessizlikle temas etmeyi öğrenin ve bu yaşamda her şeyin bir amacı olduğunu bilin.  Elisabeth Kübler-Ross

♦Yavaşla ve yaşamdan zevk al. Hızlı giderek yalnızca manzarayı kaçırmıyorsun, nereye ve neden gittiğin duyusunu da yitiriyorsun. – Eddie Cantor

♦Zamanınız nereye gidiyor? Bu haftaki 5 büyük etkinliğinizi listeleyin. Her birine ne kadar zaman harcadınız? Hangilerini isteyerek yaptınız, hangileri yapmanız gerekenlerdi? Zamanınızın ne kadarını başkalarına yardım etmek ve kendi isteklerinizi ihmal etmekle harcadınız?

♦Kendinize küçük, ılımlı hedefler koyarak bunları gerçekleştirin. Yargılamayın, sadece çalışın.

♦Yapmayı sevdiğiniz 20 şeyi listeleyin. Bunlardan herhangi birini en son ne zaman yaptınız?

♦Yaşam pastası: bir kağıda çember çizip, altıya bölün. Tinsellik, egzersiz, oyun, iş, arkadaşlar, aşk/macera bölümlerine ayırın. Her birini 1-10 arasında ölçekleyin. Hayatta denge gerekir. Kötü puanladıklarınız üzerine çalışmaya başlayın.

♦Kendiniz için yapmak istediğiniz on değişikliği, önem sırasına göre listeleyin. Ve maddelerden birini seçip haftanın hedefi haline getirin.

♦Bir Kabala öğretisi der ki: Bir insan Tanrı’ya doğru bir adım atınca Tanrı da ona doğru, tüm zamanlardaki kum tanelerinden daha fazla adım atar.

♦Evren onun adına aldığınız riskler için sizi ödüllendirecektir. – Shakti Gawain

♦Buluş, bir tesadüfün hazır bir zihin ile buluşmasıdır. – Albert Szent-Gyorgyi

♦Tesadüflerin kime rast geldiğini hiç gözlemlediniz mi? Şans yalnızca hazır olanı sever. – Louis Pasteur

♦Şans her zaman güçlüdür. Oltanız her zaman atılı olsun; havuzun hiç beklemediğiniz bir yerinde balık olacaktır. _ Ovid

Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir;

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.

Biraz da siz kar(g)alayın!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.