Bitkilerin Bildikleri

Bitkilerin Bildikleri Daniel Chamovitz’in kaleme aldığı 150 sayfalık kısa bir kitap. Bitkilerin dünyasında görme, koklama, his, duyma, hafıza gibi özelliklerin olup olmadığını anlatıyor. Anlatımlar esnasında da bu zamana kadar yapılan pek çok araştırmaya atıfta bulunuyor. Doğruluğu ispatlanan ve safsata olduğu halde popülerleşen(bitkilere klasik müzik dinletmek iyi gelir) konulardan bahsediyor. Ara ara sıksa da bitkilere ilginiz varsa akıcı bir kitap.

Yazımda Bitkilerin Bildikleri kitabında hoşuma giden birkaç kısımı aktaracağım. Özellikle dokunmaya karşı verdikleri reaksiyona şaşırmıştım.

Aşağıya kendi bitkilerimden bir kuple ekliyorum. 🙂

Bitkilerin Bildikleri Altı Çizi Cümleler

Aslında bitkiler görünür ortamlarını daima izlerler. Yanlarına gidip gitmediğinizi anlarlar; yanlarında durduğunuzu bilirler. Hatta üzerinizdeki gömleğin mavi mi yoksa kırmızı mı olduğunu bile bilirler. Evinizi boyayıp boyamadığınızı veya saksılarını oturma odanızın bir köşesinden başka bir köşesine taşıyıp taşımadığınızı da bilirler.

Birkiler Koku Alır Mı?

Bir yaprak bir böcek veya bakteri saldırısına uğradığında kardeş yapraklarını mutlaka saldırılara karşı uyaran kokular yayar. Bu şekilde bitki kendi varlığını garanti altına alır, zira saldırıya uğramış yaprakların yaydığı gazların “kokusunu alan” yapraklar yaklaşan saldırılara karşı daha dayanıklı olacaktır.

Küsküt Otuna Yapılan Koku Deneyi

Cuskuta(küsküt) Kuzey Amerika’nın her yerinde rastlanan turuncu renkli, cılız bir sarmaşık. En belirgin özellikleri yapraksız oluşu ve klorofile sahip olmadığı için yeşil renkte olmayışıdır. Klorofil bitkilerin güneş enerjisini emerek fotosentez yapmalarını yani ışığı şeker ve oksijene dönüştürmelerini sağlayan pigmenttir.

Bu noktadan yola çıkarak küskütün açlık çekeceğini düşünürüz ama öyle olmaz. Aksine serpilip büyür. Küsküt bir asalak bitkidir. Hayatını sürdürmek için bir konakçı bitkiye sarılır ve o bitkinin damar sistemine bağlanarak besinini emer. Ama küskütü asıl ilginç kılan yemek konusunda önceliklerinin olmasıdır.

Eğer ortamdamda domates varsa nereye yerleştirilirse yerleştirilsin küsküt domatese doğru büyür. Ortamda domates yok fakat buğday varsa buğdaya doğru büyüyen küsküt hem buğday hem domates kendisine eşit mesafedeyse domatese doğru büyür. Yapılan deneylerde sadece domatesin kokusu boş saksılara sürülmüş küskütün kokuyu alarak boş saksıya yöneldiği tespit

edilmiştir.

Dokunmak Bitkileri Nasıl Etkiler?

Bir deney sebebiyle Frank Salisbury ve Colorado Eyalet Üniversitesi’ndeki teknisyen ekibi, bitkinin nasıl büyüdüğünü anlamak için her gün sahaya çıkıp yaprak uzunluğunu cetvelle ölçmeye karar veriyor. Salisbury, ölçümü yapılan yaprakların hiçbir zaman normal uzunluklarına ulaşamadıklarını hayretle fark etti. Bununla da kalmamış deney devam ederken yapraklar sararmış ve ölmüştü. Aynı bitki üzerinde yer alıp da ölçülmeyen, yani dokunulmamış diğer yapraklar ise gelişmişti. Salisbury bu durumu şöyle ifade edecekti; “Her gün birkaç saniye dokunulduğunda pıtrak yaprağının ölebileceğini gösteren önemli bir keşifle karşı karşıyaydık.”

Farklı deneylerde laboratuvarda günde birkaç kez dokunulan arabidopsis bitkisi, kendi haline bırakılana oranla daha bodur kalacak ve daha az çiçek verecektir. Günde birkaç kez yaprağını okşamak bitkinin fiziksel gelişimini tamamen değiştirir.

Bitkiler Hangi Dönemlerde Büyür?

Bitkiler hayatta kalma mücadelesi de vermek zorundadır, yani tohumlarından ne zaman çıkacaklarını, ne zaman çoğalacaklarını bilmeleri gerekir. Birçok bitki türü baharda büyümeye başlar, birçok memeli hayvan da bu dönemde doğum yapar.

Sirkadyen Saat Nedir?

Hayvanlarda olduğu gibi bitkilerde de normal gündüz ve gece döngüleriyle uyum içinde çalışan ve “sirkadiyen saat” adı verilen bir iç saat vardır. Biz insanlarda bu iç saat hayatımızın her bölümünü yönetir, bize acıktığımızı, tuvalete gitmemiz gerektiğini, yorgun olduğumuzu, kendimizi enerjik hissettiğimizi söyler.

Bedenimizin davranışlarındaki bu günlük değişikliklere sirkadiyen ritimler adı verilir, çünkü hiç güneş ışığı almayan kapalı bir odada olsak da bu ritimler yaklaşık yirmi dört saatlik döngüler halinde devam eder. Uçakla dünyanın diğer ucuna seyahat ettiğimizde sirkadiyen saatimizin gündüz-gece sinyalleriyle arasındaki senkronizasyon bozulur; yani jet lag olarak adlandırılan olay meydana gelir. Sirkadiyen saat ışık sayesinde kendini yeniden ayarlar, ama bunun için birkaç gün gerekir. Karanlık otel odasında vakit geçirmekten ziyade, dışarıda, gün ışığında vakit geçirdiğimizde jet lag’dan daha hızlı kurtulmamızın nedenir de budur.

Bitkilerde Jet Lag Olur Mu?

Bitkilerde de sirkadyen saatler vardır, bu saatler yaprak hareketleri ve fotosentez gibi birçok bitkisel süreci düzenler. Yapay olarak bir bitkinin gündüz-gece döngüsünü değiştirirsek, bu bitki de jet lag yaşar ve tekrar düzelmesi için birkaç gün gerekir. Örneğin bir bitkinin yaprakları normalde akşama doğru kapanıp sabah tekrar açılıyorsa, bu bitkinin aydınlık-karanlık döngüsü tersine çevrildiğinde yaprakları karanlıkta(önceden gündüz olan zamanda) kapanmaya başlar. Yaprakların bu açılıp kapanma düzeni, yeni aydınlık-karanlık örüntülerine birkaç gün içinde uyum sağlar.

Kitaptan Dip Not

Bundan sonra parkta yürüyüşe çıktığınızda durup kendinize sorun: Çimenlerin arasındaki karanhindiba ne görüyor? Otlar hangi kokuları alıyor? Meşenin yapraklarına dokunun, ileride ona dokunulduğunu hatırlayacağını bilerek. Ama sizi hatırlamayacaktır. Sizse o ağacı hatırlayacak ve anısını her daim hafızanızda yaşatacaksınız.

Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir;

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.

Biraz da siz kar(g)alayın!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.