Londra’da İlk Hafta – Faydalı Bilgiler

Her gün binlerce insan yepyeni bir yere taşınıyor; ülke, şehir, semt değiştiriyor. Fakat ben hayat denilen şu yolculukta binlerce kez yeni bir ülkeye taşınmayacağım. 🙂 Bu sebeple Londra’da ilk haftama değinmek istedim.

Öyle bir hafta geçti ki, bir süre sonra insan neler yaptığını tamamen unutuyor. Ve tüm bu taşınma, +10 yıllık iş hayatı sonrası yeniden öğrenci olma, her şeyin yabancı ve bilinmezliği o kadar değişik geliyor ki deneyimlerimi kendi penceremden kayıt altında tutmak istiyorum.

Neil’s Yard
Neil’s Yard

Sorumluluklar

Oturma İzni

Eğer İngiltere’ye yüksek lisans için gelecekseniz öğrenci vizeniz pasaportta 2-3 aylık bir dönemi kapsıyor ve yapacağınız ilk iş pasaport size teslim edilirken beraberinde verilen evrak ile birlikte, evrakta yazan postaneye gitmek. BRP ismi verilen oturma izninizin yer aldığı kimliğinizi temin etmek. Bana 3 dakika içinde verildi. Üstünde fotoğrafımın basılı olduğu kimliğim hazırdı. Ama üniversitede tanıştığım bir öğrencinin 3 haftadır basılmamış. Vizeye çok erken başvurmamla ilgili olabilir.

İngiltere’de master yapanların kalma süreleri ve detay konulara İngiltere’de Yüksek Lisans Önemli Bilgiler yazısında değinmiştim, bu sebeple tekrar üzerinden geçmiyorum.

Üniversite Kaydı

Benim ikinci sorumluluğum BRP’yi aldıktan sonra doğrudan Üniversite’ye gidip kayıt işlemlerimi tamamlamaktı. Bu her üniversite için farklı olabilir. O yüzden detaya girmiyorum, gelen mailleri dikkatle okuyup hazır olmak gerek.

Telefon Hattı

  •  Metroydu, adresti bulmak için internet gerekli. Benim 3. işim telefon hattı satın almak oldu.
  • Şu an için Vodafone’dan Voxi isimli (Görevlinin ilettiğine göre Vodafone’un alt segmentiymiş) bir simcard aldım.
  • Aylık 15 pound, sınırsız sosyal madya, sınırsız konuşma, sınırsız sms, 70 gb. internet hakkı tanıyan henüz çekim derdi yaşamadığım bir hat.
  • Vodafone alamamamın sebebi banka hesabımın olmaması.(Revolut denen online banka hesabım var, gelmeden de açabilirsiniz fakat yeterli değil)
  • Banka hesabını çıkarmak için de üniversite ile süreci yürütmem gerekecek. Henüz yapmadım. Ek olarak yurda yerleştiğimde bir hediye pakedi vardı, içinde simcard yer alıyordu.(kullanmadım) Siz de öğrenci konaklaması yapacaksanız muhtemelen benzer paketler, indirimler vs. olacaktır.
  • Bu tip hatları marketlerden, havaalanından vs. de alabilirsiniz. Operatör değiştirirken numaranız değişmiyor. Online yapılıyor. Dolayısıyla kolay bir süreç.

Alışveriş

Ben gelirken, Londra’da bir yıllık konaklayacağım yer belliydi. (Odanın içinde mutfağı, banyosu olan bir öğrenci yurdu) Amber Student aracılığıyla bulmuştum) 4. konum odanın temel ihtiyaçlarını almaktı. Yakınlarda IKEA ve sayısız lüks/ekonomik, büyük/küçük market imkanı vardı. Liste yapıp, ihtiyaç bazlı alırsınız.

Ben IKEA için ayrı, marketler için ayrı bir liste tutmuştum. Sonradan farklı ihtiyaçlar da doğuyor..

Belgravia
Belgravia

Londra İçin Temel Bilgi ve Öneriler

  • Yaşamak için gidiyorsanız ilk etapta para transferiydi bankaydı uğraşmamak adına yanınıza sizi bir süre idare edecek nakit alın.(bir arkadaşımın önerisiydi)
  • Fakat Londra’da nakit geçmeyen pek çok yerle de karşılaştım. Bu sebeple banka hesabı konusu önemli. Hala Türkiye kartımı kullanıyorum.
  • Yukarıda da yazmış olabilirim, evraklarınız düzenli tertipli olsun. Ararken panikleyip, kafayı yemeyin. Benim düzenliydi rahat ettim.
  • Okulun, yurdun resmi kurumların maillerini dikkatle okuyun. Öğrenci numarası gibi bilgileriniz çevrimdışı da kullanabileceğiniz uygulamalarda yazsın. Hatta daha tedbirli olursanız şarjınız biter vs. fiziksel not alınabilir.
  • Gideceğiniz ülkeye göre(örneğin İngiltere, Amerika) prizler farklı olabilir. Bir iki dönüştürücü alın. Ben Türkiye’den uzatma kablomu da getirmiştim, çok işimi görüyor.
  • Londra’da (zone 1 ve 2’yi görebildim henüz) hemen her yerde ücretsiz bir Wifi zaten var. Hat çıkarmasanız da internet sorunu yaşamayabilirsiniz. Ama mail aboneliği vs. gerekebiliyor, uyduruk bir mailiniz varsa onu verin. 🙂
  • Bahşiş hemen hemen her yerde hesaba ekleniyor. Ayrıca bahşiş bırakmanıza gerek yok.
  • Musluk suyu içiliyor. Ben geldiğimden beri içiyorum, tadını da sevdim.
  • Metro için Oyster kart işinizi kolaylaştırır. Havaalanından iner inmez temin edebilirsiniz. Makinalarda Türkçe dil seçeneği var.(Telefon ile okutulan yöntemler de varmış, henüz araştırmaya gücüm olmadı)
  • Metrodan çıkarken de turnikeden kart/telefon okutuyorsunuz, para girişte değil çıkışta düşüyor.
  • Trafik soldan akar kısmını bilmeyen yoktur sanırım. Karışmasın diye yerlere dev şekilde “look left”, “look right”  yön yazmışlar. Ayrıca gittiğim Avrupa şehirlerine kıyasla yayalar yeşil yanmasını beklemiyor. Trafiğe göre yola dalıyorlar. İstanbul’u aratmadı bana.
  • Turistik yerlerde yemek yiyecekseniz kalabalık bir şehir. Rezervasyon gerekebilir. Sıra beklemeye hazırlıklı olun. Ama içeri girdikten sonra hizmet hızı beni “şimdilik” rahatsız etmedi. Başka şehirlerdeki tecrübelerimden dolayı kendimi epey kötüye hazırlamıştım.
  • Ben gelirken alışverişler için tote bag denen bez çantalardan getirmiştim. Bol bol kullanılıyor.
  • İştahınızı kabartan, çok gezeceğiniz bir şehre gidiyorsanız rahat, yağmura ve uzun yürüyüşlere elverişli ayakkabı götürmekte fayda var.
  • Ben tam olarak kat kat giyinilen çok güneşli ama serin bir haftaya denk geldim. Henüz Londra’da yağmur görmedim. “Bu tshirtler ne işe yarayacak” demeyin. İnceden kalına kıyafet alın.
  • 1 seneliğine gidiyorsanız bile, illa ki Türkiye’ye gideceksiniz ya da birileri gelecek. 15 günlük kıyafet alıp, döne dolaşa giyin. Birbiriyle kombinlenebilecek düz çizgiler, tonlar, kapsül gardırop konusunu deneyin.
  • Benim gibi öğrencilik için gidiyorsanız uzun saatler ders çalışma, tez yazma dönemleriniz olabilir. Sadece şıklığa yönelik değil rahatınıza yönelik sweatshirtler vs. alın.
Londra’da ilk hafta - Faydalı Bilgiler
Londra’da ilk hafta – Faydalı Bilgiler

Komik Hatalar

Bir kere ben şuna karar verdim, insan hiç bilmediği bir yere taşınıyorsa “saflık parası” diye bir tutarı gözden çıkarmalı. 🙂 Ya da şuna baştan açıklık getireyim, ben uzun süren alışverişten hiç hoşlanmam. Bir şey alacaksam kafamda alacağım şeyler çok nettir, alır çıkarım. Gezeyim, araştırayım, karşılaştırayım vs. konularım yok. Vitrin gezmeyi de sevmem, yoruluyorum ve bu konularda sıkılgan, tez canlıyım.

Siz detaycı, sakin biriyseniz benim yaptığım saçmalıkları yapmayabilirsiniz. 🙂

  • Örnek 1: Bir aşamadan sonra yarısı çıkmış ojelerimle Londra sokaklarını arşınlarken aseton almam farz oldu. 🙂 Gittim temizinden asetonumu aldım.(valla billa asetondu aldığım şey) Eve geldim denedim tırnağım söküldü sökülecek, ama oje sökülmüyor. Çevre dostu, veganımsı bir asetonmuş. Gidip yenisini aldım.
  • Örnek 2: İngiltere marketleri hazır, mikrodalgada pişen yiyeceklerle dolu. Ben en son zaten bin yıl önce üniversite yurdunda kullanmıştım mikrodalgayı. Hem çalışmasını göreyim hem de hazır yiyecek denemiş olurum diye tereyağlı, soslu bir patates aldım. Patates benim için dünyanın sekizinci harikası ve ne kadar kötü olabilir? Baya haşlama patatesten hallice saçma sapan bir şey oldu. Çöpe giden bir para. İlk günler yiyecekler konusunda garantici olun. Aldığınızı sandığınız şey aldığınız şey olmayabiliyor. (Bkz. Yogurt)
  • Örnek 3: Yine marketten aile boyu bir tuz aldım.(çok ucuzdu, ve ucuz olmasına rağmen kaliteli bir kaya tuzuydu) Eve geldim gördüm ki değirmeni yok, öğütücü olmadan çoğu yemekte kullanamam. Gidip değirmenli bir tuz daha aldım. 🙂
  • Örnek 4: Metroda hatalı durağa bindim. Çıkınca fark ettim. Ama benim sallamamamla ilgili bir konu. Yoksa metrosu hakikaten çok kolay.
  • Örnek 5: Evin yakınındaki Tesco markete gittim. “Clubcard’ı olana şöyle indirim, böyle indirim” yazan ürünler var. Kartı kasada çıkattırırım diye düşündüm.(bi sor di mi?) Aldım da aldım, uygulama indirip işlemler yapmak gerekiyormuş. Arkamda bekleyen bir ton kuyruk vardı, buraya gelince içime kaçan İngilizcemle üç pound beş pound’un hesabını yapmadım. 🙁 🙂
  • Örnek 6: Bu parasal bir örnek değil. Covent Garden’da metrodan inince kalabalık bir güruh asansöre yöneliyorsa o güruhu takip edin. Biz takip etmeden merdivene yöneldik ve yaklaşık 200 basamak vardı.:)

***

Şimdilik Londra çömezlik notlarım bu kadardı. 🙂 Bu hafta okulum yok, Günlük Rutin Denemeleri ve bol bol gezmek için ideal zamanlama. Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle!

Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir;

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz. 

13 Replies to “Londra’da İlk Hafta – Faydalı Bilgiler”

  1. Anladım, ben de severek yapacağım işten para kazanma olayını merak ediyorum. O yüzden sordum bakıyorum hemen yazdığınız diğer bloga, teşekkürler ❤️

  2. Mmm kruvasanlar harika görünüyor 🤭 Ben bir şey soracağım, blogunuzu nasıl büyüttüğünüzden ve bilmiyorum para kazanmayla alakali bir yazı yazmış mıydınız?

    1. Yazmadım maalesef. “Para kazanmasaydınız bile seveceğiniz şey nedir”in peşinden gidiyorum ben biraz. WordPress uzantısı yerine .com odaklı bir domain almak, para odaklılık varsa buna hizmet eden bir konu seçip düzenli üretmek, google’dan reklam almak, varsa başka reklam/işbirliği olasılıklarını araştırmak işe, diğer sosyal medya mecralarıyla birleştirmek ve bunu stratejik şekilde yapmak vs. ilk aklıma gelen adımlar. Ama tam bir içerik konusu bu. Wpmavi.com yazmıştır mutlaka.☺️

  3. Her anından keyif aldım okurken, umarım her şey gönlünüzce olur, belki temelli yaşama fikri bile gelişebilir ilerleyen zamanlarda. Sistem bizdeki gibi sıkmıyor insanları temel ihtiyaçları konusun yoksa ben mi yanlış anladım. Sevgi ve sağlık sizinle olsun.

    1. Çoook teşekkür ederim. güzel dilek ve yazıyla ilgili yorumunuz için.:) Sistem konusunda tam acemilik dönemlerim, turist yönüm ağır basıyor.:) Sevgi ve sağlık hepimizle olsun. Sevgiler!

Biraz da siz kar(g)alayın!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.