“Sabitlerini belirle ve takip et!”
Ocak Ayından Notlar!
2026’nın ilk aylık hedef yazısıyla merhabalar! Ocak’ı sevabıyla, günahıyla bitirdik.
2026 yılı kişisel yaşantım için radikal kararlar aldığım bir yıl. Bu sebeple dönem dönem odağım dağılıyor. Bu yıl buna izin vermek durumundayım; çünkü düşünmem ve planlamam gereken farklı öncelikler var.
Ama Ocak ayının ikinci yarısında sağlıklı beslenme ve egzersiz rutinlerimi şekillendirmeye çalıştım. Bağışıklık sistemimi güçlü tuttum. Sanatı hayatıma dahil etmeye ilham almaya devam ettim. Ailemle bir süre kaliteli vakit geçirdim. Evimdeyken dışarıdan gelen kuş seslerinin tadını çıkarsam da doğadan daha uzak kaldığım bir dönemdi.
Genel olarak Ocak ayıma baktığımda bir dağınıklık var gibi hissediyorum. Muhtemelen dağınık olan zihnim olunca, duyguma ve eylemlerime de tesir ediyor. Şubat’ta bunu gidermek istiyorum.
Şubat: İlkbahar Temizliği!
Dün resmen senenin ilk pembe manolya çiçeklerini gördüm ve Instagram postumda da paylaştım. Evimin önünde de beyaz çiçekleri olan bir manolya ağacı var. Uzun süredir tomurcuklandı, fakat henüz çiçeklerini göstermedi. İlkbahar ve bizlere sunacağı canlılık, mutluluk hissi için çok hevesliyim.
Londra’da kışlarımı da çok seviyorum. Mumlarım, bitki çaylarım, yağmur sesi dinleme seanslarım tüm o cosy ritüeller ve içe dönüş anları dinlendirici geliyor. Ama ilkbahar sebebiyle kışın bitişi, sonbahar sebebiyle de yazın bitişi bende başka bir heyecan yaratıyor. İki bahara da çok aşığım.
Londra’nın griliği tüm aylara yayılsa da Şubat’ı kışın son demi olarak görüyorum. Kendi yaşadığım şehirde, kendi rutinlerimle, Ocak’ta attığım temelin üstüne ekleyerek devam edeceğim.
Kendine İyi Gelenleri Anlamak ve Seçmek!
Geçtiğimiz aylarda bir arkadaşımla “spor yaparken hırs yapmamak” üzerine konuşmuştuk.
Hırs ince bir çizgi. Spor gibi sağlıklı bir eylemde bile sizi sakatlayabiliyor, sağlıksız bir şeye dönüştürebiliyor. Mesela en düzenli yoga yaptığım dönemde baş üstü pozlara çıkabilir hale gelmiştim ve bundan öylesine keyif aldım ki kendi hızımda gitmek, kontrollü olmak yerine boynumu sakatlamıştım. Üstelik bedenin sinyallerine rağmen devam ediyordum.
Aynı şey iş hayatında, sosyal medyada, ilişkilerde hayatın pek çok alanında başımıza gelebiliyor. Eylemleri planlayıp “kendin için en iyi olan hızda” devam etmek; kendini yoklamak ve ara ara “ben ne yapıyorum?” diyebilmek çok önemli.
Şu hayat düzeninde kendi yolunda ve kendi çizginde kalmak çok zor. “Trendler, zihnim ve insanlar beni neye zorluyor” değil! Ben otantik yolumda nasıl bir hayat hayal ediyorum? İç sesim ne istiyor?
Hafiflemek!
İlk cümlem “sabitlerini belirle ve takip et” cümlesiydi. “Neleri seviyorum, neye enerjim var, neler bana iyi geliyor, hangi oranda spora giderim, haftada ne kadar sosyalleşebilirim, hangi ritüelleri ve rutinleri uygulamak istiyorum?” ve pek çok sorunun cevabı zihnimde belirgin durumda.
Eğer sizin için belirgin değilse Rilke’nin dediği gibi “siz şimdi sorularınızı yaşayınız, belki o zaman yavaş yavaş farkında olmadan, bir gün cevapları bulursunuz.”
Deneye yanıla buluyoruz yolumuzu. Şubat’ta hafiflemiş, esnek, enerjimi doğru yönettiğim, rahatlamış, akışın tadını çıkardığım bir ay hayal ediyorum. Böyle bir ay geçirebilmek için de buna yardımcı eylemleri çoğaltacağım.
Son bir not olarak da bu ay doğa buluşmalarıma geri döneceğim!


Biraz da siz kar(g)alayın!