Bir Kitap Okudum Hayatım Değişti-1

İnsan bazen hayatın sırları eline kolayca geçsin istiyor. Bir güç kulağına ne yapması gerektiğini fısıldasın, yön versin. Peki meşhur “bir kitap okudum hayatım değişti” cümlesini kurdurtacak kitap var mıdır? Hayat değiştirmese bile bakış açısını değiştiren, yeni kapılar açan kitaplar var. Sorun harekete geçmekte. Yazımda bu etkiyi yaptığına inandığım bir kitaba yer vereceğim.

Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı

Orijinal ismiyle “The 7 Habits of Highly Effective People” Stephen Covey’in tüm dünyada milyonlarca adet satan, uğruna kurumsal şirketlerde eğitimler verilen, pek çok kişisel gelişim kitabı gibi “pozitif olun, gülümseyin her şey değişecek” vaadi vermeyen, bu sebeple okuması da diğer kitaplara oranla daha zor olan bir yapıt.

“Paradigma, kişisel misyon bildirgesi, kişilik etiği, proaktifive” gibi kavramlar havada uçuştuğu için birkaç kez okumaktan vazgeçip, sonunda kağıt kalem ile okumuştum.

Kitapta bahsi geçen ilk 3 alışkanlığı yazı dizisi ile biraz basitleştirerek özetleyeceğim, diğer 4 alışkanlık ve yeni bir kitap olarak basılan “8. Alışkanlık”ı okuma kısmını sizlere bırakıyorum.

fullsizerender130

Giriş

Pek çok kişisel gelişim kitabı size olumlu düşünerek her şeyi çözeceğinizi vaad eder. Başlangıç seviyesinde tenis bilen bir kişi sadece olumlu düşünerek profesyonelleri yenemez. Olumlu düşünmek, herkese sabır göstermek faydalıdır; fakat sadece tutum ve davranışları değiştirmek geçici çözümler sunar. Kalıcı çözüm paradigmaları değiştirmektir.

“Uzun süre rol yaparsanız er ya da geç rol yapma gücünüz tükenir, foyanız ortaya çıkar.”

On derecelik bir ölçek üzerinde ikinci düzeydeysem ve beşinci düzeye çıkmak istiyorsam önce üçüncü düzeye doğru ilerlemem gerekir.

“Karşılaştığımız önemli sorunlar onları yarattığımız sırada sahip olduğumuz düşünce düzeyiyle çözülemez. – Albert Einstein”

Sürekli olarak yeteneklerimizi geliştirmeye çalışmazsak seçeneklerimizi ciddi bir biçimde kısaltmış oluruz.

Önce içten dışa yaklaşımı benimsenmelidir. Nedir “içten dışa” yaklaşımı? Atalarımız güzelce özetlemiş, iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır. Mutlu bir evliliğiniz olsun istiyorsanız, pozitif enerji yayan negatif enerjiyi dışlayan biri olun. Daha rahat ve özgür bir işiniz olsun istiyorsanız daha sorumlu, yardımsever, daha fazla katkıda bulunan biri olun. Kendimizi geliştirmeden başkalarıyla ilişkilerimizi geliştiremeyiz.

Kendinize karşı sabırlı olun. Kendini geliştirme süreci hassastır, kutsal bir topraktır. Bundan daha büyük bir yatırım olamaz. Kolayca elde ettiğimiz şeyleri küçümseriz bir şeyi değerli kılan zor elde edilebilir olmasıdır.

1. Alışkanlık – Proaktif Ol

Proaktif insanlar sorumluluğu kabul ederler. Davranışlarından ötürü olayları koşulları ya da koşullanmayı suçlamazlar. Bu satırları tekrar okuyorum ve maalesef benim de unutup uygulamakta zorlandığım bir konu. Toplumumuzdaki yapı her şeyi eleştiren ve suçlayan bir düzeyde. Bu kültürle büyüyoruz, yaşıyoruz ve değiştirmek bir an’da olmuyor.

Davranışları temelinde duygular olan koşulların ürünü değil; temelinde değerler olan kendi bilinçli seçimlerinin ürünüdür.

Reaktif(tepkisel) insanlar sıklıkla fiziksel çevrelerinin etkisi altında kalırlar. hava iyiyse onlar da kendilerini iyi hisseder. Hava iyi değilse bu durum tutumlarını ve çalışmalarını etkiler. Proaktif insanlar ise kendi hava koşullarını yanlarında taşırlar. Değerlerine göre hareket ederler ve değerleri kaliteli bir iş çıkartmaksa ya da o gün iyi vakit geçirmekse havayı önemsemezler.

Davranış ve tutumlarınızı değerleriniz belirlemeli. Bir değeri bir uyaranın(havanın kötü olması, eşinizin kızgın olması vs. ) önüne geçirme yeteneği proaktif insanların özünü oluşturur.

Üzerine sayfalar dolusu yazılabilecek iki söz; “İzniniz olmadıkça kimse size zarar veremez.” Eleanor Roosevelt  

“Biz kendi elimizle teslim etmedikçe onlar özsaygımızı alamaz.” – Gandhi

Bizi başımıza gelenlerden daha fazla inciten şey bunların olmasına isteyerek izin vermemiz, razı olmamızdır.

Bir insan içtenlikle ve dürüstçe “bugün böyle olmamın nedeni dün yaptığım seçimlerdir” demedikçe “başka yol seçiyorum” da diyemez.

Bize zarar veren başımıza gelenler değil, olanlara gösterdiğimiz tepki ve yaklaşımdır.

İnsiyatif almak; zorlayıcı, itici ya da saldırgan olmak anlamına gelmez. olayların gelişimindeki sorumluluğumuzu kabullenmek demektir.

Yıllar boyunca daha iyi bir işe girmek isteyenlere daha fazla insiyatif göstermelerini söyledim. yetenek ve ilgi sınavlarına girmelerini, sektörü hatta ilgi duydukları kuruluşların belirli sorunlarını incelemelerini sonra da yeteneklerinin şirket sorunlarının çözümüne nasıl yardımcı olacağını gösteren etkili raporlar hazırlamalarını önerdim. Çoğu kişi bu tür bir yaklaşımın işe girme ya da yükselmeyle ilgili fırsatları nasıl etkileyeceğini kavrar; ama birçoğu bunu gerçekleştirmek için gerekli adımları atmayı, insiyatif almayı başaramaz.

Pek çok kişi bir şeyler olmasını ya da birisinin kendileriyle ilgilenmesini bekler; ama sonuçta iyi işlere girenler, sorun yaratan değil sorunlara çözüm getiren gerekeni yapmak için insiyatif alan işini yaparken doğru ilkelere uyan kişilerdir.

Sıkılanlar için burada kesiyorum. 🙂 Bir sonraki yazıda reaktif ve proaktif dil örneklerini, 30 günlük alıştırmayı ve ikinci alışkanlığı özetleyeceğim.

Kaynaklar: Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı 

Edit: Devamı için Bir Kitap Okudum Hayatım Değişti-2

Reklamlar

One thought on “Bir Kitap Okudum Hayatım Değişti-1

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s