Şimdi’nin Gücü

Şimdi’nin gücü, Eckhart Tolle’un an’da kalmanın önemini gerekçelerle vurgulayan kişisel gelişim kitabı. Çoğumuz anı yaşamak konusunda sıkıntılar çekiyoruz. Zihnimiz sürekli geçmişin hesaplaşmaları ile geleceğin kaygıları ve varsayımları arasında gidip geliyor. Şimdi’nin gücü kitabı bu konudaki farkındalığımızı yükselten, bizi biraz daha an’ı yaşamaya teşvik eden akıcı bir eser.

En büyük sorun kendimizi zihnimizle bütünleştirdiğimiz an başlıyor. Biz “sadece” zihinden oluşmuyoruz. Kitap “düşünüyorum öyleyse varım” cümlesinin bize yok yere pohpohlandığına değiniyor. Yazımda Şimdi’nin Gücü kitabından bazı alıntılara yer verip biraz da içimi dökeceğim.:)

Şimdi’nin Gücü Kitabı Altı Çizili Cümleler

Çoğunlukla gelecek geçmişin kopyasıdır. Gerçek değişim nadirdir ve o Şimdi’nin gücüne erişerek geçmişi ortadan kaldıracak kadar mevcut olmanıza bağlıdır.

Mevlana; “geçmiş ve gelecek tanrı’yı bizim gözümüzden saklar, her ikisini de ateşe atıp yakın.” demiştir.

Büyük zen üstadı Rinzai öğrencilerinin dikkatini zamandan uzaklaştırmak için “şu anda eksik olan nedir” diye sorardı.

Huzursuzluğa, endişeye, gerilime, üzüntüye -tüm korku hallerine- çok fazla gelecekte bulunmak ve yeterince anda mevcut olmamak neden olur.

Suçluluk duygusu içerleme, yakınma, acı, üzüntü, burukluk ve tüm bağışlamama hallerine şimdiki anda mevcut olmamak, geçmişe takılı kalmak neden olur.

Dram Yaratmayın!

Şimdi’nin Gücü kitabına göre zihin bilinçsiz bir biçimde sorunları sever. “Ne olursa olsun artık kendim için daha fazla acı yaratmayacağım.” demek basit bir seçim olduğu halde radikal bir karardır. Eğer kendiniz için daha fazla acı yaratmazsanız başkaları için de yaratmazsınız.

Yaşam zaten yeterince zorlu. Şimdide bir sorun yoktur. Kabullenilmesi ya da başa çıkılması gereken durumlar vardır.

Ölüm gibi gerçek bir acil durumda zaten şimdiyi yaşarsınız. Zihin durur ve siz de şimdide tümüyle mevcut hale gelirsiniz.

Kendinize şunu sorun “yaptığın şeyde sevinç, rahatlık, hafiflik var mı?” Yoksa yaptığınız şeyi değiştirmekten ziyade nasıl yaptığınızı değiştirmeniz gerekebilir.

Eylemin meyvesiyle, sonucuyla değil kendisiyle ilgilenin. Sonuç kendiliğinden gelecektir.

Sizin bilinç düzeyinizin en önemli göstergesi yaşam mücadeleleriyle, zorluklarıyla nasıl başa çıktığınızdır.

Endişeli düşünce ömrünüzü 1 gün bile uzatabilir mi?

Yapmanız gereken ama yapmadığınız bir şey var mı? Kalkın ve onu şimdi yapın. Veya seçiminiz yapmamaksa; eylemsizliğinizi, tembelliğinizi ya da pasifliğinizi şu anda tamamen kabul edin ve onun keyfini çıkartın.

Zihninizi gözlemleyin, o “çalışıyor olman gerekirdi. Boşa zaman harcıyorsun” diyebilir. Ona gülümseyin.

An’da Kalamamanın Asıl Sebebi Nedir?

Bazı insanlar daima başka bir yerde olmayı tercih ederler. Onların “burada”sı asla yeterince iyi değildir. Kendinizi gözlemleyerek, sizin yaşamınızda da durumun böyle olup olmadığını görün. Her nerede bulunuyorsanız tamamen orda olun. Eğer mevcut durumunuzu katlanılamaz buluyorsanız ve o sizi mutsuz ediyorsa üç seçeneğiniz var; ya o durumdan uzaklaşın ya onu değiştirin ya da tümüyle kabul edin. Eğer yaşamınızın sorumluluğunu üstlenmek istiyorsanız bu üç seçenekten birini seçin ve sonuçlarını kabul edin. Hiçbir bahane yaratmadan. Hiçbir olumsuzluk yaratmadan. İçsel alanınızı temiz tutun.

Şimdi'nin gücü kitabı
Şimdi’nin gücü

Şimdi’nin Gücü – Havalandırma Metaforu

“Sıradan bilinçsizlik” denen şey aslında sizin düşüncelerinizle, duygularınızla, tepkilerinizle, arzularınızla ve nefretlerinizle özdeşleşmenizdir. Bu çoğu insanın normal halidir. O haldeyken siz egosal zihin tarafından yönetilirsiniz ve varlığın farkında olmazsınız. Bu ağır bir acı ya da mutsuzluk hali değil neredeyse sürekli bir hafif huysuzluk, hoşnutsuzluk, can sıkıntısı ve sinirlilik halidir. Bu fonda duyulan bir cızırtı gibidir. Siz bu cızırtının farkında olmayabilirsiniz. Çünkü normal yaşamın parçası gibi algılarsınız. Bu bir havalandırma uğultusu gibi sürekli arkadan gelen düşük bir gürültüyü kesilene dek fark etmemenize benzer. Bu gürültü birden kesildiğinde bir rahatlama hissedersiniz. Birçok insan bu temel huzursuzluktan kurtulmak için yemek, televizyon, alışveriş, alkol gibi şeyleri kullanır. Fakat kısa ömürlü bir rahatlama sağlar.

Eğer siz bir odada tek başınıza oturmak, ormanda yürümek ya da birini dinlemek gibi anlarda bile orada mevcut olamıyorsanız, o zaman bir şeyler kötüye gittiğinde ya da zor insanlar veya durumlarla kayıpla veya kayıp tehdidiyle karşılaştığınızda kesinlikle bilinçli kalamayacaksınızdır. Bir tepki tarafından ele geçirileceksinizdir. Nasıl ki karanlık ışığın mevcudiyetiyle varlığını sürdüremezse hiçbir bilinçsizlik de şimdide kaldığınızda mevcudiyetini sürdüremez.

Geçmişle Kavga Etmeyi Bırakmak

Yaptığınız şeye direniyor musunuz? Ya da iletişimde olduğunuz bir insana karşı açığa vurulmamış bir içerleme taşıyor musunuz? Bundan dolayı yaydığınız enerjinin çok zararlı etkileri olduğunu onunla hem kendinizi hem de çevrenizi kirlettiğinizi biliyor musunuz? İçinizde içerlemenin, gönülsüzlüğün en ufak bir kırıntısı var mı? Zihniniz bu durumla ilgili nasıl düşünceler üretiyor? Bedeniniz hangi duygularla tepki veriyor? Hoş bir his mi nahoş bir his mi? O içinizde olmasını gerçekten seçtiğiniz bir duygu mu? Siz şimdiki anı bir hasım haline getirmektesiniz. İçsel ve dışsal olarak bir çatışma yaratmaktasınız. Bu durumda ya yaptığınız şeyi yapmayı bırakın, ilgili kişiyle konuşup ne hissettiğinizi tam olarak ifade edin ya da zihninizin bu durum çevresinde yarattığı ve sahte bir benlik duygusunu güçlendirmekten başka bir amaca hizmet etmeyen olumsuzluğu bırakın.

Zamanı Doğru Algılayın

Zamanı yani gelecek ve geçmişi sadece “saat zamanı” olarak kullanın. Yani geçmişten ders alıp aynı hataları tekrarlamayın; ama bunun dışında geçmişi gereklilikler dışında düşünüp durmayın. Geleceği de hedefler oluşturup onlar için çalışmak için kullanın. Sadece bu kadar daha fazlası değil.

“Peki şimdiden mutsuzsam” diye düşünüyorsanız sizin “şimdiki yaşamım” dediğiniz şey daha doğru biçimde “yaşam durumunuz” olarak isimlendirilebilir. Siz hala olup bitene ve şimdi de olana direnmektesiniz. Bir süre için yaşam durumunuzu unutun ve dikkatinizi yaşamınıza verin. Yarın ya da 10 dakika sonra değil şimdi meşgul olduğunuz sorununuz var mı?

***

Anı Yaşamak

Bu kısımdan itibaren biraz da kendim için notlar almak istiyorum. Carpe diem bir zamanların meşhur dövme seçeneğiyken içi boşaltılan kavramlardan biri. Fakat geçmiş-gelecek ve koşturmacalar içinde o kadar sıkıştık kaldık ki anı yaşama konusunu tekrar öğrenmek istiyoruz. Tekrar öğrenmek diyorum çünkü çocukların Şimdi’nin Gücü gibi kitaplara ihtiyacı yok.

Çocuklar ikinci beyin olan bağırsağı kullanıp duyularına göre yaşıyorlar. An’ı yaşayıp saatlerce ağladıkları bir kavgayı ertesi gün tamamen unutup sevgiyle dolabiliyor. Çünkü zihin geçmiş ve gelecekte değil an’ın içinde. Çocuk yatağın altından hayalet çıkar mı diye o an korkuyor, bu korkusunu yaşıyor ve bitiriyor. İki yıl sonrayı, beş yıl sonrayı kurup saçmalamıyor.

Zaman içerisinde zihne “sen benim tanrımsın! her şeyimsin” iznini nasıl veriyoruz, bilmiyorum ama veriyoruz.

Zihnin Kapatma Tuşu Var Mı?

Şimdi’nin gücü kitabı geçmiş-gelecek girdabını sıklıkla ele alır; fakat hepimizin an’da kaldığını zaman dilimleri var. Yeni bir şeyler öğrenirken, ihtişamlı bir manzarayı sosyal medyaya hikaye ekleme ikilemi yaşamadan sadece seyrederken, yapılan işe konsantre olurken…

Yogada ve meditasyonda nefes kavramı çok önemlidir. Shavasanada zihin düşüncelerle dolmaya başladığında kendini hırpalamadan nefese gelmen istenir. Nefes ciğerlerini nasıl dolduruyor, soğuk mu? Nefesi verirken kaslarını gevşetebiliryor musun? Nefes an’dadır. İnsan bedeni de öyle. Bir adım ileri atıp geleceğe, geri atıp geçmişe gidemeyiz. Bedenimiz sadece şimdiyi yaşarken zihne kapılıp olduğumuz ortamdan kopmak hayatı kaçırmak gibi bir şey.

Geçmişi zaten yaşadık ve bitti, sabırlı olursak geleceği de yaşayacağız. 🙂 Dolayısıyla önemli olan Şimdi’nin Gücü kitabında da geçtiği gibi anı yaşamak aslında. Bize verilmiş en güzel hediye bu.

Hayatın Kontrolünü %100 Ele Almak

Zihni Doğru Yönetmek İçin 8 Öneri yazısında bu konuya biraz değinmiştim. Yaşamınızda mutsuz olabilirsiniz. Örneğin sevdiğiniz bir işte çalışmadığınızı varsayalım. Yapabileceğiniz üç şey var; çalışmamak, işi değiştirmek ya da aynı işyerinde devam etmek. Siz hem üçüncü seçeneği seçip hem her gün milyonlarca olumsuz duygu ve düşünce ürettiğinizde ne kazanıyorsunuz? Bu noktada zihni susturmak gerekiyor.

Mutlu insan saçını tararken saçını düşünendir” diye bir cümle var.

Gün içinde hiçbir müdahale edemeyeceğimiz tonlarca saçmalık beyninden akıp gidiyor. Sen belki o anda kahvaltı ediyorsun; ama peynirin tadına vakıf değilsin. Sadece kurup kendini doldurup zaten iyi olmayan bir durumu daha da kötü hale getiriyorsun.

Bunu sen yapmıyorsun aslında zihin yapıyor. O noktada zihinle ayrışıp gözlemlemek mümkün.

Zihnin her fırsatta kafana bir bomba gibi kötü düşünceleri nasıl saçtığına tanık ol. O anları yakala ve gül. Sonra da o düşünceden sıyrıl.

Geleceğin, geçmişten bir kopya olmasını istemiyorsan hayatın getirdiklerine direnme. Seçimlerini yap ve kabullenerek hareket et. Tembellik yaptığın beş saat boyunca sadece tembellik yap. Zihninin “şu an çalışman gerekirdi” demesine gül geç. Eğer o beş saat bu ızdırapla dinleneceksen kalk çalış.

Bir erkeğin ya da kadının hayatına girmesiyle mutlu olmayacaksın. Çocuk doğurunca evliliğin kurtulmayacak. Zengin olunca zihnin seni yıpratmaktan vazgeçmeyecek. geleceğin belirsizliğinden bir şeyler bekleyerek tüm mutluluk yatırımını geleceğe yapma. Ne olacaksan şu an olman gerekiyor. Yaşadığın tek an bu.

Pazartesi’yi düşünmeden Pazar’ın tadını çıkart. Şimdi değilse ne zaman?

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir;

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.

16 Replies to “Şimdi’nin Gücü”

    1. Keyifli hale getirmeye çalışın, sevdiğiniz kelimelerin altını fosforluyla çizin. Yazılarınız için malzeme çıkartın vs. zor giden kitapları bu yolla okumak daha kolay oluyor. Sevgiler.

  1. Eckart Tolle yi ayşe tolga vidiosunda paylaşmıştı. Kişisel gelişimle ilgileniyorum fakat kişisel gelişim kitaplarından sıkılmaya başladım sanırım dünya klasiklerine başlıcam. Ya da sizin bir öneriniz var mı?

    1. Kişisel gelişim geçici ya da kalıcı motivasyon ve değişim için güzel. Ama romanların tadı da ayrı. Kişisel gelişimde okumasıysanız Dört Anlaşma, Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı, Outliers bir çırpıda aklıma gelenler. Klasikler için kolay bir başlangıç yapmak istiyorsanız mutlaka okunması gereken kitaplar adı altında iki yazı yayınlamıştım. Orda ince ve kolay okunan klasiklerin birkaçı var.

  2. Ne kadar guzel bir yazi olmus. Eckhart Tolle’nin konusmalarini izledim, kitaplari da okuma listemde. Bilincli farkindalik konusunda Thich Nhat Hanh okumadiysaniz tavsiye ederim. 🙂
    Son cumlenize ise bayildim: Pazartesi’yi düşünmeden Pazar’ın tadını çıkart. Esim gecen gun dedi ki, “Cumartesileri cok seviyorum cunku ertesi gun Pazar, Pazar’lari hic sevmiyorum cunku ertesi gun Pazartesi”. Ben de bu konu uzerinde onceden dusunmemis olsam da boyle hissettigimi fark ettim. Anda kalabilsek her sey daha kolay olacak, ama zor olan o seviyeye erismek.

    1. Yorum için teşekkürler 🙂 Bu tür kitaplara ilgim var Thich Nnat Hanh kitabını not aldım. Hem benim için hem de çevrem için çalıştığımız işi benimseyememek en büyük sorun. Yılın ve ömrümüzün çok uzun bir dönemi iş yerinde geçiyor. Sürekli bitse de gitsek psikolojisiyle yaklaştığımız ve direnç gösterdiğimiz için stres ağrıları, mutsuzluk, depresyon gibi sorunlarla boğuşuyoruz. Umarım birgün işimi sevmeyi, sahiplenmeyi öğrenirsem bu konuda da bir yorum yapabilirim. 🙂

Biraz da siz kar(g)alayın!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.