Başarılı İnsanların Kapsül Gardırop Tercihindeki 7 Sebep

Henüz kışlıkları çıkarıp yazlıkları kaldırmadım. Ki bu ritülelleri çok sevdiğimi minimalizm konulu bazı yazılarımda yazmışımdır. Bugün biraz “sade stil”, kapsül gardırop konularına giriş yapıp bazı başarılı insanların neden bu tarzı benimsediğine dair maddelere yer vereceğim. Önümüzdeki günlerde de nasıl kapsül gardırop oluşturabileceğimize dair adımları aktarmayı planlıyorum.

Kapsül Gardırop

Kapsül gardırop kavramı gün geçtikçe daha bilinir bir hale gelmeye başladı. Dilimize İngilizce’den çevrilen bu kavram, günlük stilinde minimalist bir yaklaşım benimseyerek kıyafetlerini en aza indirgeyen insanların sahip olduğu bir konu. Kapsül gardırop deyince aklınızda bir şey canlanmadıysa sadece siyah giyinen Cem Yılmaz örneği ya da Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg gelebilir.

Yazıyı araştırırken Türkiye’deki ünlü kadın örneklerini düşünmeye çalıştım; ama pek fazla isim aklıma gelmedi. İtiraf etmek gerekirse rekabet, kıyaslama, dedikodu gibi etmenler sebebiyle kadınların bu felsefeyi benimsemesi daha güçlü bir irade gerektiriyor. “Kapsül gardırop” sahibi olmanın bir statü düşüklüğü, fakirlik belirtisi ya da bakımsızlık olmadığını insanların algılaması gerekiyor. 🙂 Ama temelde başkalarının ne düşündüğünü önemsememeye başladığınız zaman bu fikirler kararlarınıza yön vermemiş olur.:) Kapsül gardıropu engelleyen temel şeylerden biri budur.

Başarılı İnsanların Kapsül Gardırop Tercih Etme Sebepleri

Gelelim başarılı insanların kapsül gardırop tercihindeki temel sebeplere;

1. Daha az karar

Eski ABD başkanı Obama konuyu “Yalnızca gri veya mavi takımlar giydiğimi göreceksiniz. Kararları azaltmaya çalışıyorum. Ne yediğim veya ne giyeceğim konusunda karar vermek istemiyorum. Çünkü vermem gereken çok fazla kararım var. ” şeklinde özetliyor. Mark Zuckerberg de benzer bir gerekçeye işaret ediyor. Sabahları daha az anlamsız bir karar, gerçekten önemli olan şeyler hakkında daha iyi kararlara yol açar. Giyebileceğiniz sınırlı ve basic(düz, baskısız) kıyafetiniz varsa daha hızlı karar alırsınız.

Evden çalışmaya geçmeden önce her akşam ya da sabahın konusu; “ne giyeceğim”di.

2. Daha az zaman israfı

Karar almak zihni yoran bir eylem; ama bunun yanı sıra seçenekleri aza indirgediğinizde zamandan da tasarruf etmiş oluyorsunuz.

Kıyafetleri indirgemeye başlayana kadar sahip olduklarımızın ne kadar yük haline geldiği hakkında hiçbir fikrimiz yok. Ama bunu yaptığımızda, hemen yeni bir özgürlük ve fırsat yaşamı keşfederiz. Joshua Becker konuyu şöyle anlatıyor; “Neredeyse beş yıl önce, 3 ay boyunca yalnızca 33 giysi giymek gibi kişisel bir zorluk olan Proje 33’ü ilk kez denedim. Proje basit, hayat değiştiren ve son derece faydalı. Gardırobumu sınırlamanın en büyük faydalarından birini kısa sürede keşfettim: zamanın armağanı. Sabah hazırlanmak daha kolay, daha hızlı ve daha verimli hale geldi.

3. Daha az stres

New York’ta bir sanat yönetmeni olan Matilda Kahl, her gün aynı kıyafeti giyme nedeni olarak hem karar yorgunluğunu hem de hazırlanmaya daha az zaman ayırdığını belirtiyor. Ama bir başka maddeyi de ekliyor: daha az stres. Özellikle de sabah verdiği karardan dolayı gün içinde daha az stres. Kıyafet seçimlerinde aklında gelen “Bu çok resmi mi? Çok mu renkli? Bu elbise çok kısa mı?” gibi sorulardan kurtulduğunu ve kaygılarının azaldığını vurguluyor.

4. Daha az boşa harcanan enerji

Christopher Nolan da bu akıma katılanlardan;  “her gün ne giyeceğini yeniden seçmenin enerji israfı” olduğuna karar vermiş. Bunun yerine sınırlı sayıda kıyafet seçeneğiyle günlerini geçiriyor. “Boşa harcanan enerji” den söz ederken önemli bir ayrım yapıyor. Büyük gardıroplar daha fazla karar vermeyi gerektirmekle kalmaz, aynı zamanda daha fazla bakım, daha fazla organizasyon ve daha fazla zaman gerektirir. Kapsül gardıropta ise daha az çamaşır derdi, daha kolay depolama imkanı mevcut.

5. Sadeliğin verdiği rahatlık

Kapsül gardırop kavramını benimseyen Denaye Barahona;  “Kapsül öncesi, gardırobum Cheesecake Factory menüsü gibiydi.  Çok fazla seçenek vardı. Seçeneklerimin çoğu doğru değildi. Öte yandan, kapsül gardırobum kaliteli bir restoran gibi. Daha az seçeneğim var ama tüm seçeneklerin harika. Daha iyi görünmekle kalmıyor, daha iyi hissediyorum. ”

6. Daha az masraf

“Bu madde nerede kaldı” diye düşünebilirsiniz.:) Finansal yaşantıda geliri arttırmak her zaman mümkün değil. Fakat giderleri azaltmak bizim elimizde.:)

Dolaplarımız satın alınan, ancak nadiren giyilen giysi ve ayakkabılarla dolu. Kıyafetlere harcanan para çok ciddi bir masraf kalemi. Ve artık eskisi gibi kaliteli ürünler de yok. Pahalı bir markadan alışveriş yapsanız dahi tshirtler, kazaklar bir sene içinde yamulabiliyor. Malum tüketim toplumu olduğumuz için sürekli “yeni” almaya yöneltiliyoruz. Basic tercihlerde bu dertler daha az. Birincisi mağazada çok beğenip aldığınız desenli, allı pullu ürünleri eve geldiğinizde neyle kombinleyeceğinizi bilemeyip senede 2 kere giyebiliyorsunuz. İkincisi fazla seçenekte ürün demek o kıyafete göre ayakkabı, o kıyafete göre çanta, takı vs. demek oluyor. Ek olarak “kıyafetin üzerindeki baskı mı bozultu, taşı mı düştü” gibi dertler yok.:)

7. Daha fazla huzur

Drew Barrymore Rafineri 29 için yeni yaşam evresini ve kıyafetlerle ilişkisini vurgulayan bir makale yazdı. “Neredeyse 40 yaşındayım ve 20’lerin kıyafetleri artık mantıklı değil. Ve iki bebekten sonra, 30’ların kıyafetleri artık uymuyor. Bir giyim yol ayrımındayım ve bazen acı veriyor.” Bu duygulara karşı koymak için, kendini dolap diyetine koyduğundan bahsediyor. Sade bir dolaba sahip olduğunuzda giyinmek bir savaş değil. Ve moda anlayışı “daha sakin ve daha huzurlu.”

***

Kapsül gardırop için hazırlamayı düşüdüğüm yazıda daha detaylı yazarım; fakat kendi deneyimlerimden yola çıkarsam eğer birkaç yıl önce çok alacalı, desenli, tüylü, taşlı kıyafet tercihlerim de olmuştu. Ve yine bir kışlık-yazlık ritüelinde çoğunu hiç giymediğimi fark etmiştim. Özellikle bu tür kıyafetler zaten çok göze batıyor. Ve her hafta gitmeniz zaten çok mümkün değil.:) Gelir geçer bir heves içeriyor. Daha düz ve klasik ürünlerin ise modası geçmiyor. Çok fazla göze batmadıkları için istediğiniz kadar giyebiliyorsunuz.

Benim çanta ve ayakkabıda kapsül gardıropa geçmeme gerek yok. Çünkü her mevsim zaten maksimum iki üç çanta-ayakkabı tercih ederim. Bu konularda biraz üşengeçimdir. Çanta değiştirmekten özellikle nefret ederim. Kot, pantolon gibi tercihler de zorlamaz. Konu benim için üst beden kıyafetlerde doğru basic ürünleri bulmak. Dolabım iki senedir minimalize ettiğim için zaten kapsül gardıropa yaklaşmış durumda. Korona öncesi dönemde işe gittiğim için ve müşteriyle temas eden bir işim olduğu için standart stilimde yeri olmasa da klasik iş kıyafetleri de aldığım oluyordu. Bu kış evden çalışacağımız için o masraf kalemi de ortadan kalktı.:)

İnsan evden çıkmadığında kıyafet konusu dert değil aslında. 🙂 Sadece harcama yaparken daha bilinçli düşünüp “bunu gerçekten giyecek miyim”, “buna ihtiyacım var mı”, “bunu kendim için mi yoksa hava atmak için mi alıyorum” sorularını sormak gerekiyor.

Faydalanılan kaynaklar: https://www.becomingminimalist.com/ , https://corporatebytes.in/

Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir;

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.

Biraz da siz kar(g)alayın!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.