4 Adımda Bırakmak Ve Sadeleşmek

Zihni Doğru Yönetmek İçin 8 Öneri yazısı ile Yeni Yıla Hazırlık Serisi‘ne başladım.

Seriyi planlarken kafamda belirli bir kronoloji oluşturmuştum. Bırakmak ve sadeleşmek de o planın çok önemli bir halkası.

Genellikle yeni kararlar alırken hayatımıza katacağımız şeylere daha fazla yoğunlaşırız. Örneğin; “günde bir saat egzersiz yapmak istiyorum.” “Bu yıl yeni bir dil öğrenmek istiyorum”

Bu kararlar bizi heyecanlandırır ve bazen hemen başlamak isteriz. Ama başladıktan bir süre sonra işler hiç de planladığımız gibi ilerlemeyebilir ve başladığımız hızla kararımızı çaktırmadan halının altına süpürürüz.

Peki nerede hata yapıyoruz?

Kutu Metaforu

Bazen metaforlar bir şeyi gözümde canlandırmak ve daha iyi anlamak için bana çok yardımcı oluyor. Bu konu için de bir metafor hayal etmek istedim;

Yıllık, aylık, günlük yaşantımızı boş kutular olarak düşünebiliriz.

pexels-photo-1303086

2019 senesinde kutuyu bir şeylerle doldurduk. Belki günlük rutinimizde iki saat sosyal medyada boş boş gezinmek var, belki mesai sonrasında dahi sürekli çalışmak var, belki haftada bir gönüllü faaliyetlerde bulunmak var. Kısacası iyi veya kötü pek çok eylemle, bazen eylemsizlikle, yeni deneyimlerle ya da eski alışkanlıklarla kutuya bir şeyler attık.

2020 yılında elimizde yepyeni bomboş bir kutu olmayacak. 2019’da sahip olduğumuz kutuyu yeni yıla taşıyacağız. Kısacası sihirli bir değnek yok.

2020 yılı için yeni kararlar almadan önce mevcut durumumuzu bir gözden geçirmemiz gerekir.

  • Heybemizde yer var mı?
  • Ben x alışkanlığı edinmeye çalışırken hangi rutinlerimden vazgeçmeliyim?
  • Doğru planlamadığım için kaos yaşadığım ya da başarısız olduğum konular var mı?
  • 2019’da hangi alışkanlıklarım beni aşağıya çekti?
  • Neleri daha sık yapmalıyım?”

gibi bazı sorularla kutuya dışarıdan bir gözle bakmalıyız.

Bırakmak ve Sadeleşmek

2020 için yaklaşık iki ay var. Bırakma ve sadeleşme konusunu bir süreç olarak düşünün. Şimdi “kağıdı kalemi alıp masanın başına geçin tüm bırakacağınız ve sadeleşeceğiniz şeyleri yazın.” dersem bazı konuları unutabilir ya da bir anda çok abartabilirsiniz. Ama bir iskelet oluşturabiliriz. Bu iki aylık sürede aklınızda ara ara “bunu bırakabilir miyim” “bu konuda sadeleşebilir miyim” sorusu olsun. Telefona ya da bir deftere not alın. Minik minik pratikler yapın. 8 haftanın sonunda yeni yıl kararlarımızı belirlerken bırakacağınız şeyler konusunda netleşmiş ve kendinizle anlaşmış olun.

Bırakma ve sadeleşme konusunda hayatımızı minik minik bölmelere ayırıp düşünebiliriz;

1)Yaşam alanları

Akla ilk etapta ev, işyeri, okul geliyor. Daha sonra bu alanları da bölmelere ayırabiliriz. Örneğin “ev” dediğimizde belki banyo ve salon tam istediğiniz sadeliktedir. Ama mutfağın sağlıksız gıdalardan ya da gereksiz ıvır zıvır eşyalardan arındırılması gerekebilir. Belki kıyafet dolabınız istediğiniz sadeliktedir; ama ayakkabıların gözden geçirilmesi, belki bir kısmının tamire götürülmesi, bir kısmının kıyafet kumbarasına bırakılması sizi rahatlatacaktır. Belki işyeri çekmeceniz gereken düzendedir, ama masanızda gözü yoran sizi bunaltan bir düzensizlik vardır? Belki aidiyet hissini kuvvetlendirecek bir iki nesne ile masanızı tekrar düzenlemeniz iyi gelir?

İlgili bazı yazılar;

2)İlişkiler

İşe kolay olsun diye meta ile başladım. Daha derin kısmı ilişkiler. 🙂 İlişkileri de bölmelere ayırmak gerekiyor. Aile, sevgili, iş arkadaşları, yakın arkadaşlar, network kurduğumuz diğer insanlar, akrabalar…

Belki yakın arkadaşlarınız ile her şey çok dengede ilerliyor; ama aile ilişkilerinizde düzene sokmanız gereken bazı konular var? Kimseyi sarsmadan minik minik değişiklikler yapabilir misiniz? Belki daimi olarak enerjinizi tüketen, sadece olumsuzluktan bahseden, sürekli şikayet eden kişilerle çok sık görüşüyorsunuz ve farkında olmadan bu durum size zarar veriyor? Bu kişiler her zaman kestirip atabileceğimiz insanlar olmayabiliyor elbette; ama “dur” diyebileceğimiz noktalar her zaman vardır. Masayı ya da ayakkabılığı düzeltmek kadar kolay değil maalesef; ama içsel huzurumuza, dengemize zarar veren bir ilişki varsa tamamen düzeltemesek bile bir takım iyileştirmelere ihtiyacımız var.

3)Alışkanlıklar

Alışkanlıkları bırakmak ya da değiştirmek de zor gibi gelebilir; ama alışkanlıklarımız somut kavramlar oldukları için ilişkiler kadar çetrefilli değil. Hayatınıza bir mercek tutmanız gerekir. Zaten az çok kendinizi tanıyorsanız, aklınıza ilk etapta “bıraksam iyi olur” diyeceğiniz birkaç alışkanlık gelecektir. Zor gelse de işe size en çok zarar veren alışkanlıklar ile başlayın.

Mesela uyku düzeninizi, kalitenizi etkileyen bir alışkanlık var mı? Tv ile uykuya dalmak gibi?

Beslenme alışkanlıkları, sosyal medya ya bilgisayar oyunları, sigara gibi doğrudan bedene zarar veren alışkanlıklar…

Bunlardan bazılarını direkt kestirip atmanız gerekebilir.(örneğin: sigara) Ama bazılarını dönüştürme şansınız da var. Çikolata konusunda çıldıran biriyseniz gerçekten çikolata tadında çok pratik ve sağlıklı tarifler bulunabiliyor. Ya da sosyal medya kullanımlarını sıfırlayamazsınız belki; ama azaltmak ve yerine yeni rutinler eklemek mümkün.

Alışkanlık bırakmanın bir yolu da yeni bir alışkanlık kazanmak. 🙂 Neyse ki sürdürülebilir şekilde yeni bir şeye başladığımızda bir süre sonra nur topu gibi yeni alışkanlığınız oluyor.(bu konuda 21 gün ve 66 günden bahsedilir) İlgili bazı yazılar;

4)Davranışlar

Tekrar soyut ve bir o kadar da önemli bir konuyu ele alacağım; davranışlarımız. Hayatta sözlerimizden daha önemli olan şey eylemlerimiz. İlişkiler konusunda “enerji kemiren” kişilerden bahsetmiştim. Ya o kişi bizsek? 🙂 Belki de bu yıl  sürekli bir şeylerden mızmızlanmayı, eleştirmeyi, şikayet etmeyi bırakmamız gerekir?

Belki hiç dinlemeden sürekli konuşma eğilimindeyiz ve kelimelerimizi azaltmamız gerekir?

Belki hala geçmişe haddinden fazla takılıp birilerine nefret, kin besliyorsunuz. Acı çekiyorsunuz. Bu durum geçmişi değiştirmediği gibi yine size zarar veriyor. Bu yıl bu duygu durumundan kurtulmanız ve “şimdiki” anı doldurmanız gerekir?

Belki bu sorunlar sizde yok; ama dedikodu, onaylanma ihtiyacı, hayır diyememe, kaygı gibi farklı konulardan zarar gördüğünüzü hissediyorsunuz?

Geniş bir çerçeve ile bakmak, bazı aşamalarda profesyonel birinden destek almak, okumak, izlemek, adım atmak gerekebilir.

***

Önemli olan dört dörtlük bir insan haline gelmek değil. Her zaman zorlanacağız, hatalar yapacağız(ki yapmalıyız), üzüleceğiz. Hayat böyle bir şey zaten. 🙂 Sürekli sevinmek, sürekli yükselmek diye bir şey yok. 🙂

Ama bir çemberin içindeymiş gibi aynı hataları tekrarlayıp durmak manasız. Tıkanıklığa yol açan, sürekli iç huzurumuzu etkileyen alışkanlıkların içinde çırpınmaya çalışmaktansa “bir şeyleri değiştirebilir miyim” diye düşünmekte fayda var. Neden daha kolay sürdürebileceğimiz durumu zor hale getirelim? “Belki ufak bir değişiklikle çok daha muhteşem bir hayata sahip olacağız, neden bu fırsatı es geçelim?” diyerek yazımı sonlandırıyorum.

Yeni Yıla Hazırlık Serisi‘ne “Konfor Alanından Çıkmak” ile devam edeceğim, önümüzdeki hafta görüşmek üzere. 🙂

Hayatı Sadeleştirmeye Yarayan 20 Anahtar Soru

Instagram: @yazarkarga

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz. 

Reklamlar

2 Replies to “4 Adımda Bırakmak Ve Sadeleşmek”

  1. Sizin yazılarınız beni gerçekten çok motive ediyor. Çok teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.