Akademik IELTS Popüler Kelime Listesi

Akademik IELTS yazı serisine Çalışma Önerileri yazısıyla başlamıştım. Devam yazısında Akademik IELTS popüler kelime listesi ve eş anlamlı kelimeleri aktaracağım.

Synonyms – Akademik IELTS Eş Anlamlı Kelime Listesi

IELTS sınavında önemli kriterlerden biri hem writing hem speakingde geniş bir kelime aralığı kullanmak. Örneğin writing task-1 sınavında rakamsal karşılaştırmaları içeren bir grafiği özetlediğinizi düşünelim. Artış ve azalış cümlelerine yer verirken sürekli increase/decrease yazmak yerine her cümlede çeşitlendirip kelime bilginizi ispatlamanız gerekiyor.

Aynı şekilde writing task 1’de giriş paragrafında yapacağınız tek şey soruyu özetlemek. Ama aynı anlama gelecek farklı kelimelerle özetlemeniz gerekiyor, Benim IELTS çalışırken kendime not aldığım ve ezberlediğim bazı eş anlamlılar;

Synonyms için sözlük: https://www.thesaurus.com/

Not: Aşağıdaki kelimelerin birden fazla anlamı olabilir, önerim thesaurus ve https://dictionary.cambridge.org/ sözlüğüyle birlikte çalışmanız. Ezber mantığıyla ilerleyip birinin yerine diğerini kullanmayın. Anlamları ve cümle örnekleriyle birlikte çalışın derim ben. 🙂

IELTS POPÜLER KELİMELER – PDF

precise-accurate-explicit

precipitate – accelerate – trigger

appear- emerge

approximately – roughly – almost – virtually – around – about

assume – accept – estimate – expect – guess – think

offset – balance

terminate – cease – complete

commence – initiate – begin

argument – discussion – controversy – debate – dispute

establish – found

induce – persuade – convince

induce – lead to – generate – cause

diminish – decline – reduce – fall off – drop off- shrink

increase – rise – go up – expand

defer – adjust – agree – submit – acknowledge – recognize – endorse

infer – interpret – assume- presume – presuppose

persue – seek – attempt

comprise – contain – cover – include – involve

detect – reveal – notice , recognize – see – discover

Akademik IETLS popüler kelime listesi
Akademik IETLS popüler kelime listesi

Popüler 300 Akademik IELTS Kelimesi

Kelime bilgisi İngilizce seviyesine göre değişkenlik gösteren şahsi bir konu. Ama belki birilerine faydalı olur diye aşağıya popüler 300 Akademik IELTS kelimesini not aldım.

Yazmaya başladıktan bir süre sonra üşendim aslında. 🙂 Ama artık geri dönemezdim. Hızlı hızlı yazarken tapaj hataları yaptıysam affola.

Ek olarak benim yazdığım anlamlarla yetinmeyip yine yukarıda verdiğim linkteki Cambridge sözlüğünden cümledeki anlamlarını incelemenizi öneririm. Aksi durumda bazı kelimeler havada kalabilir.

A

  • Acquisition: Edinim, kazanç(genelde satın alarak)
  • Approach: Yaklaşım
  • Amendment: Değişiklik, düzenleme
  • Allocation: Tahsisat, ayırma
  • Assign: Atamak, tayin etmek, görevlendirmek(appoint)
  • All-out: Tüm gücüyle
  • Attribute: Bağlamak, yormak, atfetmek
  • Acknowledge: Kabul etmek, alındı yazısı göndermek, tanıdığını belli etmek
  • Alter: Değiştirmek, değişmek
  • Adminstration: Yönetim, idare
  • Abstract: Soyut, özetlemek
  • Advent of: Gelme, ortaya çıkarma
  • Adjacent: Yanyana, bitişik
  • Albeit: Rağmen, olsa da, gerçi
  • Adequate: Yeterli, kafi
  • Apperent: Belli, ortada olan, bariz
  • Advocate: Savunmak, desteklemek, avukat
  • Accurate: Kesin, doğru
  • Aggregate: Bir araya getirmek, toplamak
  • Access: Erişmek, ulaşmak
  • Accommodation: Konaklama yeri, ikametgah
  • Anticipate: Beklemek, ummak, tahmin etmek
  • Assurance: Güvence, teminat, vaat
  • Attain: Elde etmek, ulaşmak, kazanmak
  • Abondon: Terk etmek, vazgeçmek, bırakmak
  • Accompant: Eşlik etmek, arkadaşlık etmek
  • Ambigious: Belirsiz, muğlak, zor anlaşılan, karmaşık
  • Appendix: Ek, ilave, apandis
  • Arbitrary: Keyfi, rastgele
  • Assess: Değerlendirmek, değerini bilmek
  • Aid: Yardım etmek, yardım
  • Assessment: Değerlendirme, düşünce, fikir

B

  • Bond: Bağ, ilişki, bono, yapışmak, bağlamak
  • Behalf: Adına, temsilen
  • Bury: Gömmeki gizlemek
  • Bias: Önyargı

C

  • Compound: Bileşim, karışım, binalar topluluğu
  • Clause: Madde, bent, kloz
  • Constitutional: Esas, temel, anayasal
  • Cite: Alıntı yapmak, bahsetmek
  • Collapse: Çökmek, yığılmak
  • Compile: Derlemek, bir araya getirmek(bilgi, delil v.b.)
  • Conceived: İkna edilmiş, emin
  • Conformity: Benzerlik, uygunluk, ayak uydurma
  • Commodity: Ticari mal, eşya
  • Cease: sona erdirmek, durdurmak
  • Coincide: Rastlamak, denk gelmek, uymak
  • Commence: Başlamak, başlatmak
  • Concurrent: Eş zamanlı
  • Confined: Sınırlı, kısıtlı
  • Complement: Tamamlamak, bütünlemek
  • Contemporary: Çağdaş, modern, akran
  • Contradiction: Çelişki, itiraz, inkar
  • Context: Bağlam, kaynak, içerik
  • Cooperative: İş birliği yapan
  • Comprehensive: Kapsamlı, detaylı
  • Comprise: İçermek, kapsamak, oluşmak
  • Confirmed: Bağımlı, tiryaki, tanrı tanımaz
  • Contrary: Karşıt, zıt, aksine
  • Convert: Dönüştürmek, değiştirmek, din değiştiren kimse
  • Contract: Küçülmek, kısaltmak, sözleşme yapmak
  • Corresponding: Denk gelen, benzer veya ilişkili
  • Commission: Kurul, komisyon, görevlendirmek, yetki
  • Constraint: Sınırlama, zorlama
  • Compelling: İlgi uyandıran, zorlayıcı, saygı uyandıran
  • Commitment: Bağlılık, sorumluluk, iş, görev
  • Convention: Kongre, gelenek, resmi anlaşma, toplantı
  • Cautionary: Uyarıcı, ikaz edici
  • Condense: Yoğunlaştırmak
  • Compensation: Tazminat, karşılık, bedel
  • Component: Bileşen, parça
  • Consent: İzin, rica, oy birliği ile
  • Consequence: Sonuç, netice, önemsiz
  • Culminate: Neticelenmek, bitmek, sona ermek
  • Consultation: Danışma, görüşme
  • Controversy: Anlaşmazlık, fikir ayrılığı
  • Conversely: Aksine, tersine

D

  • Domestic: Ülke içi, aile içi, evcil
  • Dimension: Boyut, ebat, yön, taraf
  • Differentiate: Ayırt etmek, farklılaştırmak
  • Denote: İşareti olmak, manasına gelmek
  • Devoted: Kendini adamış
  • Diminish: Azalmak, eksilmek, küçültmek
  • Distort: Bozmak
  • Duration: Devam süresi, mühlet
  • Detect: Bulmak, ortaya çıkarmak, keşfetmek, sezmek, hissetmek
  • Deviation: Sapma, ayrılma, farklılık
  • Diplacement: Çıkarma
  • Diplace: Yerine geçmek, çıkarmak
  • Disposal: İmha etme, ortadan kaldırma, elden çıkarma
  • Derive: Türetmek
  • Distribution: Dağılım, dağıtma
  • Dissuade: Vazgeçirmek, caydırmak
  • Distinction: Ayrım, fark, üstünlük
  • Demanding: Zor zahmetli iş
  • Domain: Alan, bölge, uzmanlık alanı
  • Decline: Reddetmek, azalmak, düşüş
  • Dense: Yoğun, sıkı, kalabalık
  • Display: Sergilemek, göstermek, sergi
  • Discretion: Akıl, sağduyu, ölçülü davranma, takdir yetisi
  • Deduction: Kesinti, indirim, sonuç çıkarma, tümdengelim
  • Discrimination: Ayrımcılık
  • Debate: Tartışma, müzakere, karar vermeye çalışma

E

  • Emerge: Ortaya çıkarmak, görünmek, belirmek
  • Equation: Eşitlik, denklik
  • Evaluate: Değerlendirmek
  • Expicit: Açık, belirgin, aşikar
  • Exceed: Aşmak, geçmek
  • Estate: Arazi, mülk, miras
  • Enhance: Artırmak, geliştirmek, katkıda bulunmak
  • Exhibit: Sergilemek, göstermek
  • Exploitatin: İstismar, sömürme
  • Edition: Basım, baskı, bölüm
  • Establihed: Kurulu, kurulmuş, sabit, yerleşik
  • Emprical: Deneysel, soyut
  • Enormous: Kocaman, muazzam
  • Extract: Özünü çıkarmak, öz, çekmek, bölüm, parça
  • Exclude: Hariç tutmak, dahil etmemek
  • Erratic: Düzensiz, değişken, kararsız
  • Exposure: Maruz kalma, ifşaat, soğuktan donma, poz
  • Ensure: Garantiye almak, temin etmek
  • Emphasis: Önem, ehemmiyet, vurgu, vurgulama
  • Extinction: Nesli tükenme, yok olma
  • Extent: Boyut, derece
  • Emission: Yayılma, salınım
  • Equivalent: Eşit, denk, eşdeğer
  • Entity: Varlık, birim
  • Enforcement: Uygulama, zorlama, yürürlüğe koyma
  • Enable: Olanak sağlamak, imkan vermek

F

  • Fluctuate: Dalgalanmak, değişmek
  • Fluctuation: Dalgalanma, değişim
  • Forthcoming: Yakınlaşmakta olan, gelmekte olan(bayram tatili gibi)
  • Frustrate: Hayal kırıklığına uğratmak, engellenmek
  • Found: Kurmak, tesis etmek, dayanmak
  • Formidable: Ürkütücü, heybetli, yenmesi zor
  • Finite: Sınırlı, limitli
  • Foundation: Temel, esas, kuruluş, vakıf, dernek
  • Fuel: Desteklemek, güçlendirmek
  • Flourish: Gelişmek, büyümek, çalım, fiyaka
  • Furthermore: Ayrıca, dahası
  • Framework: Yapı, iskelet
  • Fundemental: Temel, ana, esas
  • Facilitate: Kolaylaştırmak, rahatlatmak

G

  • Grind: Öğütmek, sıkıcı ve zor iş
  • Generate: Enerji üretmek, ortaya çıkarmak, oluşturmak, yaratmak
  • Grant: Vermek, bağışlamak, kabul etmek
  • Guidelines: Kurallar, öneriler, talimatlar

H

  • Hence: Bu nedenle, bundan dolayı

I

  • Institude: Kurmak, enstitü, tesis etmek
  • Implication: Muhtemel etki sonuç, ima, çıkarım, suça karışma
  • Involve: Karmaşık, ilişkili, bulaşmak, romantik ilişkisi olmak
  • Indicate: Göstermek, işaret etmek, sinyal vermek
  • Identical: Benzer, aynı
  • Implicit: İma edilen
  • Induce: İkna etmek, sebep olmak, inandırmak
  • Inevitable: Kaçınılmaz, beklenen
  • Infrastructure: Altyapı
  • Inherent: Doğasında olan
  • Insight: İç yüzünü anlama, kavrama
  • Integral: Tamamlayıcı, bütünleyici
  • Inclination: Eğilim, meyil
  • Integrity: Bütünlük, dürüstlük
  • Intrinsic: Asıl, esas, hakiki, önemli
  • Invoke: -den/dan alıntı yapmak, destek almak
  • Inspection: Muayene, inceleme, denetleme, teftiş
  • Incompatible: Uyumsuz, bağdaşmayan
  • Intensity: Şiddet, yoğunluk
  • Infer: Anlam çıkarmak, sonuç çıkarmak
  • Insert: Sokmak, yerleştirmek
  • Intervention: Müdahale, engelleme
  • Intentional: Kasıtlı, maksatlı
  • Integration: Bütünleşme, katılım
  • Interaction: İletişim, etkileşim, işbirliği, birliktelik
  • Impementation: Uygulama, hayata geçirme
  • Indeed: Gerçekten, aslında
  • Interval: Ara, mola
  • Initiative: Girişim, teşebbüs, insiyatif
  • Inhibition: Çekingenlik, engelleme
  • Initial: İlk, başlangıç
  • Incorporated: Birleşmiş, anonim
  • Incidence: Oran, meydana gelme sıklığı
  • Internal: İç, dahili
  • Investigation: Soruşturma, araştırma
  • Incentive: Teşvik, özendirme
  • Imply: İma etmek

J

Justification: Gerekçe, mazeret, sebep

L

  • Labour: Çalışma, iş, emek, doğum
  • Label: Etiket, etiketlemek
  • Levy: El koymak, haczetmek, vergilendirmek
  • Likewise: Aynı biçimde, benzer şekilde

M

  • Monitor: Denetlemek, izlemek, gözlemek, ölçüm cihazı
  • Maintanance: Bakım, onarım
  • Mediate: Aracı olmak, araya girmek
  • Mutual: Karşılıklı, ortak
  • Minisrty: Bakanlık, vekillik
  • Maintain: Sürdürmek, korumak

N

  • Narrow: Dar, daraltmak
  • No longer: Artık / bundan böyle
  • Neatural: Tarafsız, soluk, vites boşta
  • Nevertheless/Nonetheless: Yine de, buna rağmen
  • Northwithsanding: -e rağmen,, bununla birlikte

O

  • Occupational: Mesleki, iş veya meslekle ilgili
  • Obtain: Elde etmek, kazanmak
  • Odd: Tuhaf, alışılmamış, tek
  • Occur: Meydana gelmek, olmak, bulunmak
  • Overlap: Örtüşmek, benzeşmek, üst üste gelmek
  • Offset: Dengelemek, telafi etmek

P

  • Persue: Takip etmek, kovalamak, araştırmak, incelemek
  • Precise: Tam, kesin
  • Proportion: Oran, orantı
  • Phase: Aşama, evre
  • Primary: Temel, ana
  • Preliminary: İlk, ön, başlangıç
  • Pose: Ortaya çıkarmak, poz vermek, tehdit yaratmak, neden olmak
  • Practitioner: Uygulayıcı, pratisyen, avukat
  • Predominantly: Çoğunlukla
  • Persuade: İkna etmek, inandırmak, kandırmak
  • Pulse: Nabız, vuruş, sinyal
  • Particles: Parçacıklar
  • Purchase: Satın alma(k)
  • Precipitate: Hızlandırmak, zemin hazırlamak
  • Paradigm: Örnek, numune
  • Prohibit: Yasaklamak, önlemek
  • Publication: Yayın, yayınlama
  • Perceive: Algılamak, sezmek, farkına varmak
  • Precere: – den önce gelmek
  • Presumption: Varsayım, tahmin, saygısız kaba davranmak

Q

Qualitative: Niteliksel, nitel

R

  • Revenue: vergi, toplanan vergi gelirleri
  • Restricted: Sınırlı, kısıtlı
  • Reinforce: Güçlendirmek, sağlamlaştırmak
  • Revolution: Devrim, büyük değişim
  • Rigid: Katı, sert
  • Refine: Arıtmak, saflaştırmak
  • Restraint: Sınırlama, kısıtlama
  • Reluctant: İsteksiz, gönülsüz
  • Resident: Yerli, sakin, ikamet eden kişi
  • Release: Serbest bırakmak, salmak, yayınlamak, piyasaya sunmak
  • Reverse: Geri geri gitmek, değiştirmek, tersine çevirmek
  • Reveal: açığa çıkarmak, ifşa etmek, göstermek
  • Resolution: Teklif, öneri, karar
  • Require: Gerekmek, ihtiyacı olmak, talep etmek
  • Repetition: Tekrar, yineleme
  • Relevance: İlişki, alaka
  • Range: Çeşit, tür, sıra, dizi, atış sahası
  • Reliance: Güven, bağlılık
  • Retain: Tutmak, korumak, elinden kaçırmamak

S

  • Survey: Araçtırma, anket, ölçüm, ekspertiz, keşif muayene
  • Shrink: Daralmak, küçülmek, ruh hekimi
  • Steer: Yönlendirmek, yol göstermek
  • Stream: Akış
  • Scheme: Plan, proje, entrika çevirme
  • So-called: Sözde
  • Settle: Yerleştirmek, halletmek, çözmek, karara bağlamak, karar vermek, düzenlemek, hesabı kapatmak, oturmak, dibe çökmek(kısacası her anlamda kullanılıyor 🙂 )
  • Subtle: Güç algılanan, kurnaz
  • Sedentary: Yerleşik, oturan
  • Suspended: Ertelenmiş
  • Sphere: Küre, alan, saha
  • Subordinate: İkincil, daha az önemli, ast
  • Supllementary: Tamamlayıcı, ek
  • Suspend: Ertelemek, askıya almak, durdurmak
  • Somewhat: Biraz, bir miktar
  • Submit:  Sunmak, göndermek, boyun eğmek
  • Successive: Art arda gelen, ardışık
  • Specify: Açıkça belirtmek, kesinlikle açıklamak
  • Shift: Değiştirmek, vardiya, vites değiştirmek
  • Sequence: Sıra, dizi, silsile
  • Scope: Kapsam, faaliyet alanı, fırsat
  • Subsidiary: Alt şirket, yan kuruluş
  • Subsequent: Sonraki, izleyen, sonra gelen
  • Substitution: Yerine geçmek, yedek
  • Stimulate: Uyarmak, harekete geçirmek, canlandırmak

T

  • Tremendous: Muazzam, çok büyük
  • Terrestrial: Karasal, yeryüzüne ait
  • Terminate: Son vermek, bitirmek
  • Termination: Sona erme, bitiş
  • Thereby: Böylece, bu nedenle
  • Trace: İzini sürmek, ortaya çıkarmak, iz, az miktar
  • Trigger: Tetiklemek, harekete geçirmek
  • Transmission: Vites, yayınlama, yayma, iletme

U

  • Undertaken: Üstlenmek, yapmayı kabul etmek
  • Underlying: Altta yatan
  • Undergo: Maruz kalmak, geçirmek
  • Ultimately: Sonunda, temelde, esasında
  • Unify: Birleştirmek, bütünleştirmek
  • Utility: Yarar, fayda, kamu hizmeti

V

  • Vapour: Buhar
  • Vast: Çok büyük, geniş
  • Valid: Geçerli, mantıklı
  • Vanish: Gözden kaybolmak
  • Virtually: Neredeyse, hemen hemen, adeta
  • Violate: İhlal etmek, çiğnemek
  • Variable: Değişken, kararsız

W

  • Welfare: Refah, zenginlik, sosyal yardım parası
  • Whereas: Halbuki, -e rağmen, oysa
  • Willingness: İsteklilik, gönüllülük
  • Whereby: Vasıtasıyla, sayesinde
  • Within: İçinde, dahilinde
  • Widespread: Yaygın, geniş çapta
  • Wage: Ücret, maaş

Akademik IELTS yazı serisine ilerleyen günlerde devam edeceğim. Elimde writing ve speaking için işe yarayacağını düşündüğüm pek çok kalıp ve öneri var. Fakat akıcı bir şekilde derleme kısmı biraz gözümde büyüyor. 🙂 Yazdıkça bu yazıya linkleri eklerim;

Sınava çalışırken aşağıdaki içerikler de işinize yarayabilir;

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.

One Reply to “Akademik IELTS Popüler Kelime Listesi”

  1. Ielts hakkında yazdıklarınız o kadar değerli bilgilerki emeğinize sağlık. Nerden nasıl başlayacağımı bilmiyordum çok yardımcı oldunuz. Teşekkürler

Biraz da siz kar(g)alayın!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.