Alışıldık hedef yazılarından daha farklı bir yeni yıl hedefleri 2026 yazısıyla karşınızdayım. Beş kilo vermek, İspanyolca öğrenmek, sekiz ülkeye seyahat etmek, elli kitap okumak gibi hedefler sıralamayacağım. Biraz daha derin ve bakış açımı anlatan bir yazı olacak.
Seneyi Gözden Geçirmek Gerekli Mi?
Dün bir arkadaşımla telefonda konuşuyorduk ve bir web sitesinden bahsetti. Bu site, geçtiğimiz yılı değerlendirme ve gelecek yılın hedeflerini belirlemek için 3-4 saatinizi ayırmanız gereken bir şablon sunuyor. İçinde “verdiğim en bilgece karar”, “yılın en büyük sürprizi” gibi sorular da var, “bu üç şeyi bırakmaya hazırım”, “en çok bu üç şeyi başarmak” istiyorum gibi kısımlar da ve çok kapsamlı bir kitapçık. Dinlerken heyecanlandım, malum severim bu tür analizleri ve yeni yıl hedefleri 2026 içeriklerimde de referans alabileceğimi düşündüm. Ama telefonu kapatıp göz attığımda bu yıl böyle bir döküman dolduramayacağımı fark ettim. Yeni yıla dair hevesim olmadığı için değil, ama bu yazıda uzun uzun anlatmaya çalışacağım. Anlatırken de kendimi daha iyi anlamış olacağım aslında.
Hayatın Dönemeçleri
Hayat dönemeçlerden oluşuyor. Hayatınızın hangi evresinde bu yazıyı okuyorsunuz bilmiyorum. Yaştan bağımsız olarak belirtiyorum, çünkü bir matematiği yok. 35 yaşımdan sonra istifa ettim, ülke değiştirdim, master yaptım, tekrar kurumsala döndüm ve bambaşka köşe taşı gelişmeler de yaşadım. Neye geç kaldığımız neye erken başladığımız artık tartışmaya açık ve ben hayatımda her ne oluyorsa benim için en iyisi olduğuna inananlardanım.
Dolayısıyla hayatınızın hangi evresinde kağıdı kalemi önünüze alıp geçen yılın muhasebesini yapıp, gelecek yılın hayallerini hedeflerini yazmaya ihtiyaç duyduğunuz belli olmaz. 58 yaşında da yapılabilir, 23 yaşında da… Benim pek çok kez deneyimlediğim ve faydasını gördüğüm bir pratik. O yüzden bunun analizini en iyi siz ve sizin iç sesiniz yapacaktır.
Bir diğer konu da şu ki ben zaten düzenli günlük tutuyorum. Yıllardır neredeyse her sabaha yazarak başlıyorum. Dolayısıyla yılın muhasebesini ara ara yaptım, yapıyorum. Günün, haftanın, ayın hedeflerini belirliyorum; kendimi tartıyorum, hayatıma mercek tutuyorum vs. Günlük tutmakla ilgili pek çok içerik yazdığım için bu konunun detaylarına girmeyeceğim. Ama yeni yıl kararlarınızı bir kez yazıp bir köşede unutmaktansa, sürdürebilir hale getirilen hedefler daha faydalı oluyor.
Yeni Yıl Hedefleri – Hayatı Romantikleştirmek
2025’te gönül rahatlığı hissettiğim anları düşündüm, ruhuma temas eden anları, kalbimi iyi anlamda attıran, heyecanlandıran, “o an başka hiçbir şey yapmayı tercih etmeyeceğim” anları…Ve bu yıl kendim olurken bana iç huzuru veren seçimlerimi düşündüm. Hangi “olma hallerimin” bana iyi geldiğini. Öyle ya gelecek yılıma ışık tutacak olanlar bunlar aslında. Takip etmem gereken, çoğaltmam gerekenler bunlar.
♥Sabaha karşı uyanıp dinlediğim kuş sesleri. Aralık ayında bir sokaktan yürürken aynı sokaktaki bitkilerin Nisan’da çiçeklenmiş hallerini de, Ekim’de sarı ya da kırmızıya dönüşen yapraklarını da hatırlamak. Hafızama tüm mevsimleri kazımak. Monet evreninde gezintiler yapmak. Doğayla uyumlanmak.
♥Elime bir kitap alıp(Görme Biçimleri), kitaptaki bazı eserleri yerinde tekrar görmek için National Gallery’i ziyaret etmek. Zaman içinde sevdiğim ressamlar hanesine bambaşka tarzlar, yeni yeni eserler eklediğimi fark etmek. Bundan tuhaf bir mutluluk çıkarmak.
♥En süslü mumlarımı yakıp evde kendi cosy atmosferimi oluşturmak. Kış mevsiminin de tadı çıkarılacak yanları olduğunu görmek. Spora vakit ayırdığım zaman hissettiğim o tuhaf gurur. Hazırladığım sağlıklı tabakların bünyeme şık bir restoranda yenen yemek kadar haz vermesi. Cumartesi günlerimi sanat ve doğa ekseninde planlamak. Pastane ve cosy mekan keşfetmekten hala çok mutlu olmak.
♥Kendi işine bakmanın, “şeylere” kafayı yormamanın faydasını görmek, rahatlığını yaşamak. Sorumluluklarımı yerine getirdiğimde hissedilen iç huzuru. İşten, sempatiyle bahsedebilmenin ruha bir hafiflik vermesi.
♥Bazı gezilerde özgürce dolaşan geyikler, kartallar şahinler görmek. Deli gibi yağmur yağan bazı günlerin müthiş bir günbatımıyla sonlanacağını tahmin etmek ve öyle de olması. Eve vuran güneşe karşı oturup mayışık şekilde gülümsemek. Bu basit saçma an’ın hiç de basit ve saçma olmadığını bilmek.
♥Eskiden sıkıldığım antika-vintage mekanların artık keyif vermesi. Yılın her mevsimi gölde yüzebilen insanları hayretle izlemek. Bazı ciddi anlarda 5-10 yıl önceki bana şu an’ı gösterseler inanamazdım diye düşünüp keyiflenmek. Sevdiğim insanlarla mesafelerden bağımsız hep bir formül üretebilmek. Ne kadar güçlü ve güzel sevebildiğimi keşfetmek.
♥Öğrenmenin, yeni şeylere başlamanın hala tutkunu olmak, ama tanıdık olanın verdiği konforu hatırlamak. Bu güven hissini özlediğimi fark etmek.

Yılın Teması
Yıla baktığımda pek çok anksiyete yaşadığım an gözüme çarpıyor. Kendimi zorladığım, hırpaladığım, köşeye sıkıştırdığım… Çoğunun ne kadar boş olduğunu görebiliyorum. O an en doğru davranışın bu olduğunu düşünsem de kendimi yorduğumu, yaralar açtığımı biliyorum. Öz şefkat ve daha da önemlisi hayata güvenmek, bırakmak belki de önümüzdeki yıl en üzerinde durmak istediğim konulardan biri.
Her senenin temasını genelde, dönüşüm, değişim, keşif, denge gibi kelimelerle seçtim. Ama bu yılımın bir teması: “Bırakmak”.
Fazla düşünmeyi bırakmak, kendimi sıkmayı bırakmak, sosyal medyada ekran kaydırmayı bırakmak; daha yüzlerce şey yazabilirim. Derin bir tema. Ama bırakmak ve daha hafif bir zihinle bakmak istiyorum dünyaya. Bir anda değil de seneye ve senelere yayılmış bir bırakma süreci düşünüyorum.
Öğrenmenin Kıymeti!
Şunu fark ettim, bu sene dolu dolu heyecanla anlattığım bir kitap okumadım. Elimden bırakamadığım bir kitap olmadı. Yeni yılda böyle pek çok kitap okumayı umuyorum.
Gezilerimi derinleştirmeyi düşünüyorum. Ruhuma hitap eden seyahatler hayal ediyorum. Daha da önemlisi kendi şehrimde bu derinliği yakalamak istiyorum. Bu aşamada son yıllarda hiç olmadığı kadar beyaz bir sayfam var. Gelecek sene için hala hiç seyahat planlamamış olmak beni biraz şaşırtsa da aynı zamanda heyecanlandırıyor. Bu derin seyahatler benim için keşif alanı olacak aslında. Bunu da sadece önümüzdeki yıl için değil uzun vadeye yayılmış bir hayal olarak düşünebiliriz.
Yine bu sene uzun doğa yürüyüşlerinden çok keyif aldığımı gördüm. Bu yürüyüşlerin hayatın bir evresinde trekking deneyimlerine dönüşmesini istiyorum. Gezilerimi planlarken ara ara buna yatırım yapacağım.
Önümdeki on yıllık periyodu düşündüğümde “sade, basit ve kaliteli” kavramları bana bir iç huzur veriyor. Nicelikten çok niteliğe yönelmeyi planlıyorum. Seçeceğim takılardan, vakit geçirdiğim insanlara kadar uzanan bir yelpaze bu. Aslında yeni bir şey de değil. Geçtiğimiz 10 yılda artan bir ölçüde sade, basit ve kaliteli olana yöneliyorum zaten. Londra’daki en sıkıntılı dönemlerimde yaptığım seçimlerimden tutun da sosyal medya stratejime kadar hayatımın pek çok alanını bu parametre ile yönetiyorum. İçselleştirdiğime sevindiğim, kendimi takdir ettiğim konulardan biri.

Döngüler!
Kendimi sorguladığım, tekrara düştüğüm çok döngü oldu geçtiğimiz yıllar içinde. Mesela boynum, sırtım deli gibi ağrırken neden basit bir esnenklik rutinini oturtamadığımı hala bilmiyorum. Üstelik vaktim ve enerjim de varken. Beslenme alışkanlıklarıma girmek bile istemiyorum. Kendim için iyi olan seçimleri öncelik haline getirmeyi, önemsemeyi öğrenmem gerek sanırım. Bu konuyu hala bir yolculuk olarak görüyorum. İçimde daha keskin cümleler var aslında. 2026’da tamamen çözmek gibi bir “hırs”ım, katılığım, acımasızlığım var. İç sesim sinirli çünkü. “Yeter artık bunları yapmaya lüksün yok” diyor.
Ama katı bir yerden yaklaştığımda bir şeyleri hala çok zorlamaktan başka işe yaramaz biliyorum. Er ya da geç katı olan kırılıyor. Süreklilik getirmiyor.
Senenin teması için, bırakmak demiştim. Diğer kelimeler de rahatlık, hafiflik olsun. Geçen yılın temasını esneklik seçmiştim. İnanılmaz katı bir sene geçirdim. Belki de katı ola ola esnekliğe ne kadar ihtiyaç duyduğumu öğrenmişimdir. Temayı önümüzdeki yıla da taşıyacağım. Esnekliği hem fiziksel hem mental anlamda hayatıma taşıdığım bir yıl hayal ediyorum.
Kapanış
Başta belirttiğim gibi farklı bir yeni yıl hedefleri 2026 yazısı oldu. Bu sene oturup ölçülebilir hedeflerimi listeleyecek miyim bilmiyorum. Şimdilik planlamıyorum, bu konu beni heyecanlandırmıyor. İşim ve aile, özel, sosyal ilişkilerimde elimden gelenin en iyisini yapıp, hayatı romantikleştirmek başlığındaki anları çoğaltma hedefindeyim.
Hayal panosu oluşturmayı ve iPad’imde bu panoyu ekran görüntüm yapmayı severim. Muhtemelen sene sonuna doğru bu çerçevede bir hayal panosu yaparım. Yayınlamaya değer bulursam mutlaka yayınlarım. Aralık’ı ortaladık, daha yeni yıla vakit var. Aklıma, kalbime yeni yıl kararlarına dair başka bir güncelleme düşerse paylaşırım. Çokça sevgiler. 🙂
Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.


Biraz da siz kar(g)alayın!