The Last Dance Replikleri

Netflix’te The Last Dance‘i izlediniz mi, bilmiyorum. Michael Jordan‘ın basketbol kariyerini merkez alarak, şampiyonluk sezonlarını, çalışma azmini, hırsını, kötü alışkanlıklarını, o dönemin sivrilen diğer oyuncularını, başarıyı, başarısızlığı anlatan çok güzel bir içerik.

90lardan önce doğanlar basketbolla hiç ilgilenmeseler bile Michael Jordan‘ın efsane olduğunu bilirdi. Twitter, facebook, instagram hiçbirisi olmadan 3. Dünya ülkelerine kadar uzanan büyük bir efsaneydi. Ona dair bir şeyler izlemek çok heyecan verici.

Geçmiş dönemde ilham verenler köşesinde Michael Jordan yazısında kariyerine dair bazı notları ve ilham veren sözlerini aktardım. Bu yazıda ise The Last Dance‘ten not aldığım bazı repliklere ve bilgilere yer vereceğim;

The Last Dance

♦Roy Williams(Koçu) “MJ burada oynamış en iyi oyuncu olmak istiyorum” dedi, “lisedekinden daha da çok çalışmalısın” dedim. “Göreceksin kimse benim kadar çok çalışamayacak.” diye yanıtladı. Aydan aya, maçtan maça bilgileri sünger gibi emiyordu. Bir şeyi kavrayıp ham yeteneğine ekledikten sonra çok patlayıcı oluyordu.

♦”Yeteneğini her istediğinde kullanan tek oyuncuydu.” – Roy Williams

♦Saygı görmek çok güzel. Ama ne zaman kendi başıma kalsam sezonun sonunu ve büyük hedefimi, şampiyonluk kupasını kaldırıp dünyanın en iyi takımı olduğumuzu hayal ediyorum. Uğruna savaştığım şey için bir mükafat var ve ona ulaşmak için her şeyi yapacağım.

♦Birçok insan bir günlüğüne ya da bir haftalığına Michael Jordan olmak ister ama; bir de 1 yıllığına Michael Jordan olmayı denesinler. Bakalım sevecekler mi?

♦Koçu: Michael Jordan her maçına son maçı gibi çıkardı. Her maçına

♦Ne olursa olsun yenme arzum doğuştan gelen bir özelliğim. Eğer tek başıma yapmam gerekirse yine yaparım. Kazanamadığımda deli oluyorum.

♦Annesi: “Birinin sana bir şeyler vermesini bekleme, güçlüsün akıllısın git ve onun için çalış.” derdim.

♦”Büyüklüğünün bir parçası asla tatmin olmamasıydı.”

Sadece tekrar yaptığın sürece başarılısındır. Tekrar şampiyon olmak zorundaydık. (İlk NBA şampiyonluklarından sonra koçları)

♦Kariyerinin bir aşamasında Nike ile sponsorluk anlaşması yapıyor ve 4 yılda 3 milyon dolar hedeflenirken bir yılın sonunda 126 milyon dolar getiri sağlıyor.

♦Michael kimsenin ondan üstün olmasını istemezdi. – Magic jonson

♦Size ilham veriyorsam güzel bunu yapmaya devam edeceğim. Vermiyorsam peşinden gitmeniz gereken kişi ben değilimdir.

♦O kadar seyirci çekiyor ki “Papa ve İsa gelse bu kadar olur” yorumu yapılıyor.

♦Şöhret ilk başta güzeldi. İnsanlar hakkımda pozitif şeyler söylediğinde mutlu oluyordum. Ama sonra sizi iyice yükselttikleri zaman sadece olumlu şeyler duymazsınız. Dedikodular, eleştiriler ve sana saldıranlar oluyor. Bu da insanların gözü önünde olma fikrini sorgulamanıza yol açar. İnsanlar çok tanımasın diye daha kapalı yaşamak istersiniz. Baştan başlama şansım olsa asla örnek alınmak istemezdim.

♦Michael Jordan’a kariyerinin sonları yaklaşırken binlerce kez “bırakacak mısın” sorusu soruluyor. The Last Dance‘ta da bir kısmını görüyoruz… Bunun üzerine verdiği yanıtlardan biri; Kimse bırakmamı istemiyor. Hala iyi oynadığımı biliyorlar. Ama iyi oynayamaz duruma gelmeden iki yıl önce bırakmak istiyorum. Amacım bu. Bırakma zamanını kaçırmak istemem.

♦Michael Jordan takım arkadaşlarının verdiği röportajlara göre herkesi çok fazla zorlayan, sert, tüm takım arkadaşlarının kendisi gibi olmasını bekleyen hatta yer yer antremanlarda kurduğu baskıyı mobbing boyutuna taşıyan birisi. Bunun üzerine “Yıllar boyunca sergilediğin hırs, iyi biri olarak görülmeni önledi mi sence?” sorusu soruluyor. Yanıtı: Kazanmanın bir bedeli var. Liderliğin de öyle. Benden sonra gelen takım arkadaşlarım benim katlandığım şeylere katlanmamıştı. Takıma katıldığında benim oynadığım standartlara ulaşmanı beklerim, daha azını kabul etmem. Eğer bu biraz seninle uğraşmamı gerektirecekse uğraşırım. Takım arkadaşlarıma sorun Michael Jordan onlardan kendisinin de yapmadığı hiçbir şeyi istememiştir. İnsanlar bunu izleyince pek de iyi bir adam değilmiş, hatta zorba biriymiş diyebilirler. Öyle sanırsın çünkü hiçbir şey kazanmadın. Kazanmayı da istedim, onlar kazanırken parçası olmayı da.

♦Birçok insan geçmişi düşünerek korku içinde yaşar.Michael ise sufi gibiydi, asla başka bir yerde olmaz anı yaşardı. Onun yeteneği yükseğe sıçramak, hızlı koşmak, basket atmak değildi. Onun yeteği o anda olabilmesiydi. Farkı yaratan buydu. Yetenekleri olan birçok insanın en büyük dezavantajı başarısızlığı düşünüyor olmaları. Michael kontrolünde olan şeylerin kafasına girmesine izin vermiyordu. “Neden daha atmadığım bir şutu kaçıracağımı düşüneyim ki?” diyordu.

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.

 

 

 

Biraz da siz kar(g)alayın!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.