Londra, günübirlik geziler için güzel bir lokasyonda yer alıyor. Geçtiğimiz haftalarda Canterbury Whitstable Gezisi yaptık. Yazımda bu gezinin detaylarını aktaracağım.
Canterbury Whitstable Gezisi Kısa Bilgiler
Canterbury
Canterbury, İngiltere’nin doğusunda, Kent Kontluğu’nda yer alan tarihi bir şehir. Özellikle Canterbury Katedrali ile ünlü. Canterbury Katedrali, İngiltere’nin en eski ve en önemli katedrallerinden biri ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.
Şehir aynı zamanda Geoffrey Chaucer‘ın ünlü eseri “Canterbury Hikayeleri” ile de tanınıyor. Bu eser, Canterbury’den Canterbury Katedrali’ne yapılan bir hac yolculuğu sırasında yaşanan olayları anlatır. Şehri gezerken kitaptan izler bulmak mümkün.

Whistable
Whitstable, geleneksel balıkçı kasabası olarak biliniyor, istridye konusunda nam salmış durumda. Romalılardan bu yana istridye üretimi yapılıyormuş, düşünün ki sadece Londra için senede yaklaşık 100 milyon istridye üretiliyor.

Yazı İçeriği
Canterbury Whitstable Gezisi Soru – Cevap
Kimler Gitmeli?
Eğer İngiltere’ye ilk seyahatinizse ve kısa bir vaktiniz varsa Londra zaten yeterince doyurucu bir şehir. Sadece Londra’yı bile hakkıyla gezmek günler alır.
Genelde Londra’dan günübirlik seyahatlerde en meşhur lokasyonlar;
gibi yerler. Fakat temelleri tükettim alternatif arayışındayım diyorsanız Canterbury Whitstable gezisi gittiğinize pişman etmez.

Nasıl Gidilir?
Tren
Canterbury için Londra’nın pek çok tren istasyonundan tren kalkıyor. Canterbury West ve Canterbury East olmak üzere iki ayrı lokasyon var. Canterbury West merkeze çok yakındı. Biz biletleri Trainline’dan aldık.
St. Pancras tren istasyonunu kullandığınızda yaklaşık 55 dakika içerisinde Canterbury’e ulaşmış olacaksınız.
Canterbury-Whitstable arası ise yaklaşık 10 kilometre. Tren ile de gidebilirsiniz; fakat otobüs hem daha ucuz(2pound; ama okuduğunuz tarihe göre değişebilir tabii) hem de daha hızlı gidiyor.
Otobüs
Canterbury için Victoria Tren istasyonundan National Express otobüsü kalkıyor, fakat bu yolculuk yaklaşık 2.5 saat sürmekte. Tren daha mantıklı.

Hangi Mevsimde Gidilmeli?
Bence Canterbury ve Whitstable, en keyifli şekilde ilkbahar-yaz döneminde gezilecek yerler. Canterbury’de nehir kenarı yürüyüş yapmak, bot turu yapmak, ilkbahar çiçekleriyle bezeli şehrin tadını çıkarmak müthiş. Whistable ise yaz aylarında çok daha keyifli olur. Biz Mart’ta gittiğimiz halde yüzenler vardı. Gerçi şaşırmıyorum, Şubat ortasında Londra’da da yüzenlere denk geldim.
Konaklamak Gerekir Mi?
Canterbury’de konaklamak gerekmez aslında; ama konaklasak daha keyifli olur muydu? Şüphesiz olurdu. Birincisi Whistable’da daha uzun kalıp günü batırabilirdik. İkincisi de Canterbury, Dover tarafına da çok yakın ve White Cliffs of Dover gezmek istediğim noktalardan biriydi. Fakat günübirlik gezide Canterbury-Whitstable-Dover’ı aynı anda hakkıyla gezmek imkansız.
Yine de Canterbury-Dover için Londra kalkışlı lokal turları inceleyebilirsiniz.
Yürüyüş İçin Elverişli Mi?
Canterbury Whitstable gezisi yürüyüş için oldukça elverişli. Özellikle merkez noktalarda gezecekseniz her ikisi de dümdüz yerler.

Canterbury Whitstable Gezisi: Canterbury Önerileri
Punting ve Bot Turu
Biz Canterbury gezisinde hem punting hem de bot turuna rastladık. Punting, özellikle Oxford ve Cambridge’de popüler olan bir nehir aktivitesi. Teknenin arkasında duran bir kişi uzun bir sopa veya punting direği kullanarak nehir dibine dokunup tekneyi hareket ettiriyor.
Mart-Ekim ayları arasında Stour Nehri’nde 40 dakikalık punting yaparak Ortaçağ anıtları, Greyfriars Şapeli, Blackfriars Dominiken manastırı, nehir kenarındaki turistik yerleri vs. görebilirsiniz.
Bot turu da bir başka alternatif. Onda da romantik bir tur eşliğinde Kings Bridge, Alchemist Tower, Old Weavers House gibi noktaları görebilirsiniz.

Turistik Gezi Noktaları
Canterbury’de gezebileceğiniz birkaç tarihi gezi noktası;
- Canterbury Kalesi
- Canterbury Katedrali (UNESCO)
- Westgate Tower & Westgate Gardens
- St. Augustine’s Abbey (İngiltere’nin en eski kilisesi-UNESCO))
- St. Martin’s Church(UNESCO)
- Canterbury Roman Museum
- Beaney Institute(Royal Museum)
Sokaklar, meydanlar:
- Buttermarket
- High Street
- Butchery Lane
- Mercery Lane
Crooked House
Canterbury’nin simge yapılarından ve Instagram spotlarından biri olan Crooked House mühendislik harikası tarihi bir yamuk ev. Şu an kitapçı olarak kullanılyor. Evin giriş kapısında Charles Dickens’ın “Yola doğru eğilmiş çok eski bir ev… Dar kaldırımdan geçenleri görmeye çalışıyor.” cümlesi yazıyor.
Not: Ek olarak Canterbury’de Chaucher Bookshop’u da gezi listenize alabilirsiniz.

Canterbury Yeme&İçme Önerileri
- Bishops Finger
- The Parrot – Canterbury’nin en eski pub’ı
- Alberry’s Wine Bar
- Pinocchio’s (İtalyan)
- Cafe des Amis (Meksika)
- Chapman’s Restaurant (deniz ürünleri)
- The Old Weavers
- Oldbutter Market
Ben akşam için garanti olması adına Oldbutter Market ve The Parrot’tan yer ayırtmıştım. Parrot’ı tercih ettik.(fakat biz ana yemeği Whitstable’da yiyip burada aperatif ve içecek ile geçiştirdik. Ambiyansı keyifli)
Canterbury’de İngilizlere has bir şekerleme olan fudge alabileceğiniz yerler de var. Benim 4-5 kez şans verip, hiçbirinde sevemediğim bir tatlı.
Canterbury’de Zizzi gibi Londra’da da olan zincir restaurantlara da rastlayabilirsiniz.

Canterbury Whitstable Gezisi: Whitstable Önerileri
- Whitstable yazımın başında da belirttiğim gibi istridyeleriyle ünlü bu sebeple istridye tadabilirsiniz.
- Harbour Market’ı gezip hediyelik eşya alabilir, ayaküstü deniz ürünleri tadabilirsiniz.
- Whitstable’da oldukça geniş bir sahil şeridi var. Denizin ve şanslıysanız güneşin tadını çıkarmak için ideal.
- Whitstable Castle & Gardens

- Old Neptune – Bir şeyler içmek için popüler lokasyonlardan
- Harbour Street’teki dükkanları dolaşabilirsiniz.
- Sokak sanatlarını keşfedin. Whitstable’da ev ve dükkanların duvarlarında pek çok murala denk geliyorsunuz.
- Wheeler’s Oyster Bar – Whitstable’ın en Instagramik köşesi burası. Öyle ki sadece bu dükkanın fotoğrafını çekmek için Whitstable’a gelip dönen influencerlar oluyormuş. 🙂 Abartılacak bir tarafı var mı? Hayır tabii ki. 🙂

Whitstable Oyster Company
Biz yemek molasını Whitstable Oyster Company’de verdik. Buraya ayrı bir parantez açmak istedim; çünkü atmosferiyle de lezzetleriyle de modumuzu değiştiren bir restauranttı. Bu zamana kadar hep taze istridye yemiştim ve çok da severim. Fakat Oyster Company’de pişmiş istridyeyi de ilk kez tattım. Bu versiyonunu biraz midyeye benzettim. Burada fish&chips, istridye, deniz tarağı, soslu midye gibi deniz ürünlerinden pek çok alternatife ulaşabilirsiniz. Restaurantın önündeki sahil bile istridye kabuklarıyla kaplı ve tam ekran görüntüsü yapmalık. (Yazımın en sonuna ekliyorum)

Oxford, Cambridge, Bath gibi yerleri gezerken hepsini birbirine benzettiğim noktalar oldu; ama Whitstable’da biraz daha farklı bir tat aldım. Özellikle de Londra’ya taşınana kadar denizsiz bir şehirde yaşamamış biri olarak tekrar kocaman sahil görmek bile yetti.
Başta da belirttiğim gibi Canterbury Whitstable gezisi biraz alternatif; ama gezeni mutlu edecektir. 🙂
Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.



Biraz da siz kar(g)alayın!