Hesap Lütfen Kitabı – Rutinler & Hobiler

Hesap Lütfen, Kronik yayınları tarafından 2001 yılında basılan bir söyleşi kitabı. Nurhak Kaya’nın yönelttiği sorular Vedat Milor tarafından yanıtlanmış ve çok akıcı bir kitap ortaya konmuş.

Ekşi Sözlük’te Vedat Milor’un CV’si başlığını okuduğumda ülke olarak tanıdığımız gastronomi kariyeri dışında bir eğitim silsilesi ve yetkinlik alanıyla karşılaşmıştım. Böyle bir kitapta Vedat Milor’un hayata, ülkeye, olaylara dair bakış açısını öğrenmek; kendi ağzından rutinlerini ve hikayesinin bir kısmını okumak hoşuma gitti.

Ben yazımda; blogumun konsepti ile paralel şekilde kitapta yer alan hayata dair rutinler, alışkanlıklar ve hobilerle ilgili bazı kesitlere yer vereceğim. Fakat aktardıklarımın dışında altı çizili ve okumaya değer pek çok kısım var. Bu sebeple kitabı edinmenizi öneririm.

Hesap Lütfen & Rutinler

Kitaptan rutinlere dair kesitler;

  • Benim için rutine sadık kalmak çok önemlidir. Rutinim uyanmamdan itibaren başlıyor. Çocukluğumdan beri uyandığımda yatakta biraz daha kalmayı çok severim. Örneğin sabah erkenden doktor randevumuz varsa, uyandıktan sonra on beş dakikada evden çıkmam gerekiyorsa keyfim kaçıyor. Ama oyalanabiliyorsam güne çok daha keyifli başlıyorum.
  • Sabah uyanır uyanmaz kahvaltı yapmam. Kahvemi içerim, kitap okurum ve kulaklığımla müzik dinlerim. Sabah keyfimin en önemli parçası budur.
  • Mikro anlamda da makro anlamda da plancı biriyim. Belki planlama üstüne doktora tezi yazmam da bunun sonucudur; yani o tezi yazmanın sonucunda plancı biri olmadım, zaten planlamayı seviyordum.
  • Hem günümü hem de haftamı planlarım. Gerek gün içinde hangi saatte ne yapacağımı gerekse de o haftayı planlarım. Mesela hangi filmleri göreceğimi, günbegün ne yemek yiyeceğimi, lokantaya gidilecekse hangi gün lokantaya gidileceğini… Seyahat ederken de en ince ayrıntısına kadar araştırıp planlarım: Görülecek, yemek yenilecek restoranları, gidilecek plajları… Bazen birkaç alternatif bırakırım ama o da bir plandadır.
  • Uzun dönemi de planlamaya çalışırım. Özellikle finansal açıdan. Yani önümüzdeki sene ne kadar gelir elde edebiliriz, bu gelir nasıl kullanılacak, bunun ne kadarı harcanacak, ne kadarı yatırıma dönüşecek?
  • Dünya sinema tarihinde iz bırakmış, büyük yönetmenlerin filmlerini izlemeyi seviyorum. Klişeler üzerine kurulmuş, zamanımı boşa harcadığım hissi veren bir film yerine gözlerimi kapatarak güzel bir müzik dinlemeyi tercih ediyorum.
  • Haftanın beş günü akşamları şarabımı içmek bana zevk veriyor ve o anlarda misafir kabul etmiyorum. Sohbetin nereye varacağını bilmediğim için tanımadığım insanlarla içki içmekten hoşlanmıyorum.
  • Her sabah mutlaka The New York Times, The Guardian gibi yabancı bir gazete okumaya özen gösteriyorum.
  • Futbola özel bir ilgim olduğu için Avrupa futbolunu, bilhassa İngiltere’nin Premier League’ni keyifle takip ediyorum.
  • Nicelikten çok niteliğe önem veriyorum. Koltuğuma çok karpuz sığdırmaktansa, karpuzum sulu sulu güzel olsun isterim. Bu daha çok bir hayat felsefesidir.
  • Ne yapıyorsam onu verimli şekilde yapmayı, zamanımı esasen ona ayırmayı tercih ederim. Mesela bir gün sadece Raphael’in eserlerini görmek için Vatikan Müzesi’ne gitmek isterim.
  • Okumak istediğim kitap için kendime bitirme süresi koymam. Çok zevk aldıysam bir daha okurum. İlla satranç öğreneyim, briç kursuna gideyim, Japoncayı da muhakkak hatmedeyim, üç günde dört film izleyeyim, Roma’ya gitmişken Vatikan’ı da göreyim” demeye gerek yok. İnsanlar günümüzde eğlencelerini bile iş haline getirmeye başladı. 
  • Gideceğim filmin, tiyatronun, lokantanın, dinleyeceğim müziğin ve seyahat edeceğim yerin seçimine başkaları katılacağı zaman mutsuz oluyorum. (Bu gibi durumlarda) Benim için büyük zevk kaynağı olan şeyler beni mutsuz ediyor.

Karga Notları

Aşağıda kitap ile bağlantılı 3 yorumumu ekliyorum;

  1. IELTS çalışırken akademik kelimelerle daha sık karşılaşmak için NY Times’a abone olmuştum. Zamanla IETLS çalışmanın sevdiğim tarafı beni genel kültür anlamında da geliştirmesiydi. Bizdeki gazetelerle kıyaslanmayacak bir referans gösterme ve araştırma düzeyleri var. Sınava girdikten sonra aboneliğimi iptal ettirmiştim. Hesap Lütfen kitabını okuduktan sonra ise The Guardian’ı yükledim.
  2. Kitabı okurken Oscar Wilde’ın “Bana lükslerimi verin gereksinimlerin olmadan da yaşarım.” cümlesi aklıma geldi. Hayatın bazı lüksleri ne istediğini bilmekte ve sıradanlıkta saklı. İnsanlar “zaten ekonomimiz kötü bir hobim eksik” diye düşünebilir. Fakat “hobi=deli gibi para harcamak” gibi bir denklem olduğuna inanmıyorum. Bu yaklaşım da toplumsal kodladımızla ilgili.
  3. Son okuduğum kitaplardan biri Seneca’nın Mutlu Yaşam Üzerine kitabıydı. Seneca kısacık metinde bol bol haz ve erdem kavramından bahsediyor. Vedat Milor’un Stoacı felsefeye bakış açısını merak ettim. Bir soruda da konu geçiyor aslında; ama merak ettiğim yanıtlar bu soruda değildi. 🙂
Hesap Lütfen Kitabı
Hesap Lütfen Kitabı

Hesap Lütfen & Hobiler

Kitaptan hobilere dair kesitler;

Hobilerimiz Olmalı Mı?

Bana kalırsa şu anda var olmanın en önemli koşulu bir insanın nelerden keyif aldığının bilincine varmasıdır. Maddi amaçlar uğruna her şeyi ertelemek doğru değildir. Hobilerinizi ve nelerden zevk aldığınızı düşünün. Mesela benim için sinema, roman ve iyi yazılmış siyasi kitapları okumak çok önemlidir. Bir başkası için aynı zevk ve ihtiyacı müzik karşılar. Kimileri bir tabloya dakikalarca bakmaktan ve o resmi uzun uzun yorumlamaktan zevk alır. Bazıları gelir ve sosyal statüsü ne olursa olsun yaşadığı evi güzelleştirmeyi sever. Gerçekte nelerden zevk aldığınızı bilirseniz hayatın ağırlıklarının giderek hafiflediğini bizzat görecek ve daha huzurlu hissedeceksiniz. 

İnsan her zaman kendisiyle beraberdir. İnsan, rolleriyle olduğu kadar, hobi ve ilgi alanlarıyla da anlam kazanır. Hepimiz rutin işler yapmaya mecbur olabiliriz ama başkalarının beklentilerine göre robotlaşmak yerine kendi ayrıcalıklarımızı ve yetenekli alanlarımızı keşfetmemiz gerekiyor. Bunun da ilk ve en önemli yolu hobilerimizi bulmaktır. Artık çok geç diye düşünmeden, bugünü ve yapabileceklerimizi göz önünde bulundurarak ilgi duyduğumuz alanlarda harekete geçmeliyiz. Yeni yerleri ve tatları keşfetmek de hobiye girer; at binme de, sosyal kulüplere üye olmak da. İlgili olduğunuz alanlar üzerine düşünerek yola koyulun, o alanları tespit edin ve harekete geçin.

Eylemin Gücü

Benim için önemli olan katılmaktır. İşin özünün burada gizli olduğunu düşünürüm. Seyretmekten çok katılmaya önem veririm. Örneğin sporsever biriyimdir ama spor yaptığım zamanlarda seyretmekten çok oynamayı severdim. Vasat bir oyuncuydum ama oyunun içinde olma hissini çok seviyordum. Çünkü katılmanın zevki bambaşkaydı. İyi olmadığımızı düşündüğümüz her zevk ve alandan hızla uzaklaşıyoruz. Ben şunu biliyorum, huzurlu insan, ilgi alanları geniş olan insandır. 

Teniste iyi olmamı sağlayan en önemli motivasyon her zaman kendimden iyilerle oynamaktı. Kendimden düşük performansta bir oyuncuyla oynadığımda bariz farklarla galibiyet alsam da yerimde saydığımı fark etmiştim. Kendimden iyilerle oynadığımda açık ara yenilsem de rekabet duygumun ortaya çıkardığı çabayla, kısa zamanda onların seviyesine yükselebiliyordum. Tenis sayesinde farkına varıp yaşamımın her alanına yaydığım bu durum her zaman alanlarında verimli insanlarla iletişimde olmamı ve yüksek hedeflerle hayata bağlanmamı sağladı.

***

Hesap Lütfen kitabını okurken Vedat Milor’un örnek verdiği konular çok keyifliydi. Taksici macerası, Fransızların aşı karşıtlığına dair aktardıkları, baba-kız ilişkisi ile ilgili aktardıkları, Ruslar’ın patatesle imtihanı ve şu an aklıma gelmeyen kesitler. Kitabın sonunda hayatını etkileyen 10’ar kitap&film listesi de yer alıyor. Fakat bu noktada Vedat Milor’un da bahsettiği gibi herkes her sanat ya da edebiyat eserinden aynı keyfi almayabilir.

Yazımı sonlandırırken kitapta yer alan bazı güçlü sorular ile bitireceğim;

Kişiliğimiz oturdukça seçimlerimizin kalitesi artar. O halde sormalıyız: Biz kimiz, nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne bizi mutlu ediyor, ne kötü hissettiriyor ve ne yapmak istiyoruz? Size neyin huzur verdiğini düşünerek yola koyulun. Kendinizi huzurlu hissettiğiniz yerler, zamanlar ve insanlar ait olduğunuz yaşamı aralar. Keyif aldığınız uğraşlarınızı düşünün. İçinde kendinizi mutlu hissettiğiniz kıyafetler, hatta oturmayı sevdiğiniz bir sandalye… Hepsi hayat kalitemizi belirleyen ve artıran unsurlardır.

Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir;

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.

2 Replies to “Hesap Lütfen Kitabı – Rutinler & Hobiler”

  1. Hayatı bi lokma da olsa sevdirdiniz bugün, sağolun.

Biraz da siz kar(g)alayın!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.