autumn maple leaves
, , ,

Aylık Hedefler – Eylül 2026

Written by

·

Uzun süredir ara verdiğim aylık hedeflere Ağustos ile başlamıştım. Son dört haftadır da blog’da yeni yazı yayınlıyorum. Eylül başı benim için resmi olmayan yeni yıl. Hayatımızda döngüler var, Eylül ayı da çocukluğumuzdan bize kalan bir döngü. Yazın tatil yapılır, Eylül’de ise okullar açılır, herkes şehrine döner ve hayat yeniden dinamikleşir. Dinamikleşirken bir yandan içe dönen, sessizleşen bir tarafı da var. Pencereler kapanıp dışarının gürültüsünden uzaklaşınca ev daha sakin bir atmosfere bürünüyor.

İngiltere ve “Ber Months”

İngiltere’de yaşamaya başladıktan sonra sonbahar kış dönemlerinde daha farklı hissediyorum. Aslında yıllar önce Anne With An E izleyince sonbahar & kış atmosferi ve doğa ile ilişkimi baştan inşa etmiştim ve her mevsimi sever hale gelmiştim; ama birkaç yıldır sonbaharın tadına doyamaz haldeyim.

Eylül ile birlikte, İngilizce’de “Ber Months” denilen dönem başlıyor. Yani sonu ber ile biten, September, October, November, December ayları başlıyor.

  • Eylül sonbahara giriş. Son sıcak günlerin tadını çıkarma evresi.
  • Ekim tamamıyla sonbahar atmosferi ve Halloween(Cadılar Bayramı) sebebiyle ortalığı yapraklarla birlikte kabak basan bir ay.
  • Kasım sonbaharla vedalaşırken Noel ışıklarının ve heyecanının ortalığı kaplamaya başladığı ay.
  • Aralık ise ışıl ışıl Noel dönemi.

Yazımın başında da belirttiğim gibi ben döngüleri seviyorum. Yazlıkları kaldırıp kışlıkları çıkartma ritüellerini, evdeki en az iki üç köşeyi mevsimsel olarak dekore etme ritüellerini… Hepsi bana çok iyi hissettiriyor.

Eylül Hedefleri

Yazıyı yazarken fark ettim, Yeni Yıl Hedefleri 2026: Hayatı Romantikleştir! yazımın başlığını da “hayatı romantikleştir” temasıyla atmışım. Tekrar okumadım, ne yazdığımı bilmiyorum; ama havaya fırlattığım bu tema sanırım sonbaharla birlikte beni daha çok ele geçirecek. Gelelim romantik olan ve olmayan hedeflerime!

Siparişsiz Bir Ay

Bu başlığa yazmaya başladım; ama konu minimalizm ve güncel alışveriş alışkanlıklarımdan açılınca çok uzadığını ve farklı bir yazının konusu olduğunu fark ettim. Belki önümüzdeki günlerde durum analizlerimi yapar ayrı bir yazı olarak yayınlarım.

Yaklaşık iki ay önce Brighton’a taşındım. Ben buraya yüksek lisansa geldiğim için ilk iki yıl neredeyse kitap bile almadım. Yarın ülkeye dönüp dönmeyeceğim belirsiz olduğu için eşya planlamamı akıllıca yapmaya çalışıyordum. Brighton’da ise tekrar yerleşik düzen, çalışan insan ve yetişkin hayatıma geri dönme evresindeyim. Bu sebeple bu iki ay biraz alışverişli geçti. Hala evin bazı ihtiyaçları olsa da Eylül’ü siparişsiz geçireceğim. Herhangi bir sipariş verilmeyecek.

Spor Salonu

Geçen yıl kış akşamlarında müthiş spor yapıyordum. Gündelik Yaşam Pratikleri: 5k Koşmak yazımı da o dönem yayınlamıştım. Bahara doğru nişan, nikah, sıcak, taşınma derken salon üyeliği de spor rutinleri de rafa kalktı.

Ama normalde de yazın üyeliği dondurup, yaz bitince yeniliyorum. Eylül ortasında yenileyeceğim.

Sonbaharın İlk İzlerini Yakalamak

Benim üç yıldır her sonbaharda bir hedefim var; “geçen yıldan daha iyi sonbahar kareleri yakalamak.” Ve bunu her yıl rüya gibi sonbahar kareleriyle sürdürüyorum. Geçtiğimiz yıl Ekim ayında tam dört farklı İngiltere şehrinde bulunmuş ve muhteşem fotoğraflar yakalamışım. Bu yıl çıtayı daha da yükseğe taşıyacağım. Yaşasın sonbahar!

Ama Eylül henüz erken. Bu sebeple ilk izlerini yakalayacağız.

Eylül Hedefleri 2026
Eylül Hedefleri 2026

Her Gün Açıkhava Yürüyüşleri

Mevsimsel olarak dengeyi yakalamak çok zor. Yaz olunca sıcaktan; kış olunca karanlık ve soğuktan ve de üzerine eklenen gripten şikayet ediyoruz. Her ne kadar sonbaharı romantize etsem de Eylül açıkhava yürüyüşleri yapıp, günün, aydınlığın tadını çıkaracağım ve depolayacağım bir ay.

100 Gün Sıradan Hayatı Romantikleştiriyorum

Şimdi bu da aslında yeni bir yazı ve hatta yazı serisi olacak konulardan. Bir gün öylece otururken sıradan hayatımı 100 gün romantikleştirmeye karar verdim. 100 gün boyunca her gün değil, aklıma esen 100 gün. Kararımı görünür kılmak adına bunu Instagram’da da yayınladım. İlk eylemim serin bir günde mesai sonrası bitki çayımı, kitabımı, örtümü alıp sahile inmekti. Ne kadar iyi geldi anlatamam, ki ertesi gün de tekrarladık.

Şu an notlarımda tam 30 eylem var. Gün geçtikçe eklemeler yapıyorum. Neredeyse hepsi birbirinden tatlı ve düşünürken bile beni mutlu eden konular. Ve çok tuhaf aklımda hiç olmayan adımlar attım. İnsanın hayatını romantikleştirmesi başlı başına eğlenceli bir kavram. Zaten yıllardır uzak olduğum bir şey değildi, hayatı bu stilde yaşamaya çalışıyordum. Ama şimdi daha merkezde bir yere kuruldu.

Tek söyleyebileceğim bu seriyi takipte kalın. Her eylem olmasa da çok eminim bazı eylemler sizi de harekete geçirecek!

Yeni Şehrimde Yeni Bir Workshop

Ben İstanbul yaşamımda yılın belirli dönemlerinde kurslar, yeni deneyimler, workshoplara katılmayı severdim. Londra’da buna hiç enerjim olmadı ve gerek de olmadı. Zira zaten öğrencilik ve master başlı başına bir deneyimdi. Yeni ülke, yeni şehir deneyimdi. Sıfırdan başlamak deneyimdi. Hayatımda hiç bilmediğim iş alanlarında çalışmak deneyimdi. Yeniden kurumsala dönmek deneyimdi.

Brighton biraz daha oturaklı bir hayat. Burada da henüz uzun dönemli kurs niyetlerim yok. Kafam gerçekten çok yorgun. Ama elimi yoracağım, anda kalacağım, lokal insanlarla iletişim kurabileceğim küçük etkinliklere katılmayı planlıyorum. Aklımda zaten iki/üç workshop var. Onlara katılıp sonrasında heves yoklaması yapacağım.

Günlük Okuma Seansları

Nasıl baş edeceğiz bu dikkat dağınıklığıyla seansı da diyebiliriz. 🙂 Bir kitabı gerçekten okurken ve anlarken an’da olmama şansımız pek yok. Zihnimin dağınıklığını geçirme yöntemim için egzersiz ve kitaptan daha iyi pek fazla seçenek görmüyorum. Aslında Ağustos da okuyarak geçti, yoğun ve uzun okumalar değil; ama her gün kısa kısa da olsa kitapla haşır neşir oldum.

***

Eylül benim için hala bir geçiş ayı. Yaz bitime yaklaşsa da ben resmi bir yaz tatili yapmadım. Geçmiş yıllarda bizimkilere “bu sene tam 40 gün Antalya’da kalmışım” diye sayıp bilgi verdiğim dönemleri hatırlıyorum. Haftasonları bile kaçardım. Ben işe ilk girdiğim sene Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı yaza gelmeye başladı, Türkiye’den ayrılana kadar da bu döngü devam etti. Ve yıllık izinlerimden çok daha uzun yaz tatillerim oluyordu. 🙂

Eylül başında ailemi görmeye gideceğim. Eylül ortasından itibaren ise yeni rutinlerimi, ritmlerimi inşa etmem daha kolay. O yüzden Eylül yazısında günlük hedeflere çok fazla yer vermedim. Ekim’de yeni yazı ve belki biraz daha günlük hedeflerle görüşmek üzere.

Biraz da siz kar(g)alayın!

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Yazar Karga sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin