6 Sayısal Hayat Önerisi

Ertelemeyi önlemek için neler yapabiliriz? Nasıl yeni bir alışkanlık kazanırız? Daha verimli çalışmanın bir yolu var mı? Bir işin gerçek anlamda uzmanı olmak için ne kadar zamana ihtiyacım var? Bugün bu ve benzeri sorular için sayısal çözümler sunan yöntemleri derledim.

Yöntemlerin bazıları tamamen klasikleşmiş ve popüler yöntemler, bazıları ise biraz daha kıyıda köşede kalmış olabilir. Yeni hafta öncesi güzel bir motivasyon yazısı olsun. Matematik yanlış yapmaz. 🙂

10.000 Saat Kuralı

Bu konuda biraz uzun yazacağım; ama değerli bir madde. Sanıyorum kuralın çıkış noktası Malcolm Gladwell’ın yazdığı Outliers kitabı.

Malcolm Gladwell kitabında özetle diyor ki;

“Yetenek, çevre, aile gibi faktörler önemli olsa da, bir kişinin ortalama bir yeteneği ve zekası varsa 10000 saat düzenli, istekli ve konsantre bir pratikle o konuda çok çok iyi hatta bazen ülke ve dünya çapında yerlere gelebilir.” Kitapta da bunun örneklerini bolca açıklıyor.

10000 saat dediğimizde aklınızda tam olarak bir şey canlanmamış olabilir. Mevcut işiniz dışında bir alanda zirveye çıkmak istiyorsanız 10000 saate ulaşmak için kabaca günde ortalama 4 saatinizi ayırmanız gerekir. Ki bu disiplinde bile 10000 saate ulaşmak 7 yılınızı alır. Eğer mevcutta mesaili bir işiniz ve çok tutku duyup işe çevirmeyi hayal ettiğiniz bambaşka bir alan varsa seçimleriniz üzerine düşünebilirsiniz. Çünkü bu hayaliniz hiçbir zaman gerçek olmayabilir.

Blogda zaman zaman İlham Veren Cümleleri derlerim şöyle bir kavram hatırlıyorum. Üzerinde çalıştığın bir konu hakkında gerçek bir istikrar sağladığında vardığın konumun pek kalabalık olmadığını göreceksin. 🙂 Çünkü hayat vazgeçenlerle dolu.(bazen vazgeçmek en doğru adım olabilir. Bu konu için The Dip Kitabı : Doğru Zamanda Vazgeçmek yazısını bırakıyorum)

Aldığım bir eğitimde eğitmen 10000 saat kuralından yola çıkarak “Türkiye için 5000 saat yeterli” demişti. Zaman zaman bazı insanlara bakıp küçümseriz. Yeterli donanıma sahip olmadığı halde iyi paralar kazandığını, popülerleştiğini düşünürüz. Haklılık payı da vardır. Özellikle sosyal medya hayatımıza girdikten sonra bunu daha çok hissetmeye başladık.

Halbuki beğenilmeyen, takdir görmeyen o kişi istikrarla bir şey ortaya koyup, o konuda uzmanlaşmaya çalışıyor. Hayatta gerçek bir istikrar sağladığınız, uzun soluklu yılmadan devam ettiğiniz işleri düşündüğünüzde mevcut mesleğiniz dışında elinizde çok da fazla bir veri kalmadığını görebilirsiniz.

21 Gün – 66 Gün – 90 Gün Kuralı

Bu kural üstünde çok uzun durmayacağım. Sanırım hepimiz 21 gün kuralını duymuşuzdur. Herhangi bir konuyu 21 gün sürdürdüğünde(şekeri bırakmak, kitap okumak vs.) o konunun alışkanlığa dönüştüğü söz edilir.

Fakat okuduğum farklı kaynaklar 21 günün çok yetersiz olduğunu ortalama 66 gün gerektiğini bazıları ise 90 gün gerektiğini belirtmektedir.

Onlarca rutin yazısı yazmış hayatıma son 3-5 yılda blog yazmak, yoga yapmak, günlük tutmak gibi yepyeni alışkanlıklar kazandırmış ve başlamaya denediğim bir o kadar da alışkanlığı kazanamamış biri olarak 21 günün gerçekten yetersiz olduğuna inanıyorum.

İnsan rahata inanılmaz çabuk alışabilir. Bu gün sayısı tamamen eylemin sizdeki derecesi ve karşılığıyla ilgilidir. Ama sağlam bir temele oturmak için, en azından 3 ay şart.(bence)

5 Saniye Kuralı

Bu kuralın çıkış noktası sanırım Mel Robbins. Aşağıya bir videosunu bırakacağım, fakat TED konuşmasının tamamı oldukça güzel.

Mel Robbins diyor ki odanı toplamak için, ödevini yapmak için, projeni bitirmek için vs. hiçbir zaman istekli hissetmeyeceksin.  “Köpeği dışarı çıkarmalıyım”, “müşteriye mail atmalıyım” gibi gibi hedeflerin/işlerin varsa beynin “ooo yeni bir fikir olamaz” diye direnç gösteriyor. İçinden 5’e kadar say ve otomatik olarak işe koyul.

Sabah erken kalkıp yürüyüş yapmak istiyorsun. İlk gün alarmın çaldı. Ertelemeyi düşündün. İçinden 5’e kadar say ve sayman bittiğinde kalk.  Denediğim oldu, işe yaradı mı? Evet. Beyne alan bırakmamakla ilgili. Bazen fazla ciddiye alabiliyoruz beyni. 🙂 Almamak gerek.

Zihni Doğru Yönetmek İçin 8 Öneri

2 Dakika Kuralı

Sanıyorum David Allen’ın “Getting things done” kitabında yer alan bir konuydu. Yazısını da yazmıştım. Kural çok basit eğer bir iş iki dakikadan az zamanını alacaksa ertelemeden yap ve kurtul.

Örneğin yoga yaptıktan sonra matımı toplayıp çantasına koymadığım bir dönem vardı. Sonrasında “kaç saniyemi alır” diye düşündüğümde yarım dakika bile almadığını fark edip bu eyleme tamamen son verdim. Artık hep çantasına koyarım.

Ertelediğimiz işlerin büyük bir bölümü çok kısa sürede tamamlanabilecek işler.(düzenli bakım rutini oluşturmak, çöpü çıkarmak vs.) Özellikle iş hayatında 2 dakikanızı almayacak çok fazla iş kalemi/mail/telefon olabiliyor. Akla geldiğinde işe yarayan bir kural.

Pomodoro Tekniği

Okuduğum bir kitapta yanılmıyorsam herhangi bir konuda hiç mola vermeden 45 dakikadan uzun süre çalıştığınızda verimliliğin düştüğünden bahsediyordu. Pomodoro tekniği tamamen derslerdeki tenefüs mantığıyla işliyor.

Bir iş için 25 dakika tam konsantrasyon ve hiçbir dikkat dağıtıcı olmadan çalışıp 5 dakika ara veriyorsun. Şu an zaten telefon ve akıllı saat sayaçları da buna çok uygun. Bunu 30 dakika çalışma 5 dakika mola şeklinde yapanlar var.

Denediğim ve verim aldığım oldu. Ama bir türlü alışkanlık haline getirmedim. Böyle bir çabam da yoktu sanırım. Hayat değiştirdiğini söyleyenler de var, mola verdikten sonra tekrar konsantre olamıyorum diyenler de.

Yöntemin güzel tarafı 25 dakika çalışmaya karar verdiğimde, telefonu uzak noktalara atıyorum. Bu da verimliliği 10 kat arttırıyor zaten. 🙂

Pareto İlkesi (Pareto Optimal)

Sanırım pomodoro ve pareto ile ilgili daha önce hiç yazmamıştım. Pareto ilkesi aslında mikro ekonomide yeri olan Vilfredo Pareto’nun ortaya attığı bir konu. Nüfusun %80’i daha fazla fakirleşmeden %20’si zenginleşemez. İtalya’daki mülklerin %80’ine nüfusun %20’si sahiptir gibi gibi çıkış noktası olan bir kavram.

Arkadaşlarının %20’siyle vaktinin %80’ini harcarsın, bir şirketin gelirlerinin %80’ini müşterilerinin %20’sinden gelir şeklinde örnekleri çoğaltanlar var.

Burada benim kendimce odaklandığım konu işlerimin, hedeflerimin %20lik kısmı aslında. Özellikle büyük ölçekli vakit alan işlerde hedefi küçük parçalara ayırıp çalışmak her zaman faydalıdır. Çok dağılmış bir evi bir anda temizlemek gözünüzde büyüyebilir; ama bir odayı temizleyerek başlamak sizi sonuca yaklaştırır.

O yüzden pareto hayata uyarladığımda bende “böl, parçala, yönet” kavramını uyandırıyor. 100 baremlik bir şey hedefliyorsam %20’sine saldırmak ve ulaşmak daha kolay ve motive edici.

***

Yazımı aslında;

  • 1 sene sonra üzülmeyeceğin / hatırlamayacağın şeyleri şu an kafaya takma,
  • 3 sayfalık sabah sayfaları
  • 10 yıldan geriye gelip vizyon oluşturma gibi gibi konularla uzatabilirdim. Ama yetti sanki. 🙂

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.

4 Replies to “6 Sayısal Hayat Önerisi”

  1. Kesinlikle hepsi çok etkili yöntemler. Ben 5 saniye kuralını, 21 günü ve de pomodoro tekniğini fazlaca kullanıyorum ve etkileri görülüyor. Onun dışında iki dakika kuralını da beğendim. Bunlardan hareketle kendi yöntemlerimizi de oluşturabiliriz. Yazınız için çok teşekkür ediyorum. Bütün yazılarınız insanlara ilham oluyor ve ben de sanki bir yerlerde bir dostum varmış gibi hissediyorum. Kalın sağlıcakla. 😊

    1. Çok tatlısınız. 🥰🙏🏻 Teşekkür ederim yorum için. 2 dakika kuralı da işe yarayacaktır insanı zihnen rahatlatan bir kural. Ve ne çok işin iki dakikada halledildiğini fark ediyor insan. 🙂

Biraz da siz kar(g)alayın!

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.