Düzenli Günlük Tutmak
, , ,

Nasıl ve Neden Günlük Tutuyorum?

Written by

·

Daha önce Blog’da günlük tutmakla ilgili alıntılara yer verip çeşitli yazılar yazdığım ya da aylık hedeflerde bu konuyu ele aldığım oldu. O yüzden bu yazıda tekrara düştüğüm bilgiler olabilir. Bugün tamamıyla öznel bir yazı ile “ben neden günlük tutuyorum?”, “nasıl bir yöntem izliyorum?” gibi konulara değineceğim. Ama öncesinde biraz alışkanlık, süreklilik gibi konularda kendi hayatımda yaşadığım deneyleri aktaracağım. Eğer hızlıca günlük tutma konusunu okumak isterseniz, doğrudan “Nasıl günlük tutuyorum?” başlığına inebilirsiniz.

Listeleme Alışkanlığı

İlk işe girdiğim zaman dört yıl boyunca Gebze’de çalıştım. Gebze-İstanbul arası her gün minimum iki saatim yolda geçiyordu. Servisimiz büyük otobüslerdendi. O dönem çok fazla sinemaya gittiğim ve kitap okuduğum bir zaman dilimi oldu. Bir gün servisteyken izlediğim filmleri düşündüm, bir iki tanesi dışında aklıma hiçbir film ismi gelmedi. Ablamla güzel defter zaafımız var. Evde özellikle seyahatlerden aldığım minik Küçük Prens defterleri vardı. Birini seçip her gün yanıma almaya ve serviste yazmaya başladım.

İlk yazdığım defterlerde günlük değil de çeşitli bilgiler vardı;

  • Okuduğum kitap, yazarı, konusu, kısaca yorumum.
  • İzlediğim filmler, yönetmeni, konusu, yorumum. Birlikte gittiğim insanlar.
  • İzlediğim tiyatro oyunları, birlikte gittiğim insanlar.
  • O dönem şiir okumayı severdim. Türk edebiyatının zirve noktalarından biri eşsiz şairlerimiz bence. Sevdiğim bazı şiirleri ya da kaydadeğer bulduğum sözleri de defterlere not aldığım oluyordu. O yıllarda Blog yazmıyordum.
  • Ülkede ya da dünyada önemli bir olay olmuşsa (seçim, felaket vs. ) o olaylarla ilgili minik notlar, tarihler.
  • Kendi hayatımdaki önemli olaylar, tarihler, notlar.
  • Gittiğim seyahatler için ayrı bir seyahat defterim vardı. Çok tatlı notlarım var o defterde. 🙂 Ama bu mini defterlere de seyahat tarihlerini, kimlerle gittiğimi vs. yazardım.
  • Gitmek istediğim şehirleri, okumak istediğim kitapları, yapmak istediğim şeyleri; kısacası listeleyebileceğim ne varsa bu defterlere listeliyordum. Gittikçe bu eylemden daha büyük keyif alır olmuştum.

Süreklilik Kazanmaya Karar Vermek

Sonra şirket Gebze’den İstanbul’a taşındı, servis küçüldü, yol sürem kısaldı ve liste defterleri tutmayı bıraktım.

Birkaç yıl sonra hayatımda bir şeyleri değiştirmeye karar verdim. Bazı eylemlere başlamak, sürekli hale getirmek ve bir sene sonra konuların nereye varacağını görmek istemiştim. Çünkü istikrar konusunda büyük zorluklar yaşayan, başladığı çoğu kursu ya da konuyu yarım bırakan, devam etme eşiğini pek çok alanda geçemeyen biriydim. Bundan da rahatsızdım.

O dönem aldığım kararlar;

  • Blog’da haftalık periyodda düzenli içerik üretmek. – Malumunuz hala üretiyorum. 🙂
  • Sabah işe gitmeden önce günlük yazmak ve bunun için 6:30’da uyanmaya başlamak. Bir süre sonra bu durum evrildi ve sabahları şirket kütüphanesinde günlüğümü yazıp masama ondan sonra geçmeye başladım.(servis 40 dakika kadar erken bıraktığı için buna vaktim oluyordu.)
  • Minimalizm konusunda harekete geçmek. – Bu konu paramı harcamayı tercih ettiğim alanlar ve kıtlık/bolluk bilinci konusunda beni tamamen güncelledi. Estetik zevklerimi değiştirdi. Minimalist biri miyim? Her konuda değilim, ama kendimi mutlu edecek bir minimalizm anlayışım ve tarzım oluştu.
  • Yogaya başlamak. – Çok uzun süre bu alışkanlığı devam ettirdim ve eğitmenlik eğitimine gidecek kadar ilerlettim. Yoganın o her daim herkese açık olma hali beni büyülüyor. İki bacağı ve kolu olmayan birinin yoga yaptığını görmüştüm, hapiste yoga yapanlar var ki pandemide sokağa çıkma yasaklarında beni en rahatlatan şeylerdendi. Yoga kilodan ve yaştan da bağımsız bir konu. Bana hayatımda en iyi hissettirmiş disiplinlerden biri olsa da maalesef özellikle Londra’ya geldiğimden beri bu alışkanlığı yitirdim. Şu an düzenli orman yürüyüşleri yapıyorum ve bunu da çok seviyorum. Ama ikisinin farklı etkileri var ve yoga yürüyüşün yürüyüş de yoganın yerini tutmaz.

Bir konuda öz disiplin sağlayan kişi biliyor ki başka konularda da sağlayabilir. O yüzden hayatımın en mantıklı eylemlerinden biri bu yukarıdaki kararları almak oldu. Şu anda da savsakladığım, ertelediğim, akışın içinde sürüklendiğim pek çok şey oluyor; ama içimde güçlü bir ses “çok istersen hiçbir şeye geçit vermez çabalarsın” diyor.

Düzenli Günlük Tutmak
Düzenli Günlük Tutmak

Nasıl Günlük Tutuyorum?

Sanatçının Yolu kitabında sabah sayfaları konusu geçiyor. Her sabah üç sayfa günlük yazma görevi var. Ben de yukarıdaki kararı aldığımda her sabaha üç sayfa yazı ile başlamayı hedefledim. Günlüklerim konusunda dikkat ettiğim şeyler;

  • Özensiz bir deftere günlük tutmam. Şimdiye kadarki günlüklerimin hepsinin tasarımını çok severim. Kalın kapaklı, orta boy defter tercih ederim.
  • Şu an dokuzuncu günlüğümde olduğum için her günlüğümün ilk sayfasında “No. 1”gibi kaçıncı günlükte olduğumu not alırım.
  • Stabilo ile yazarım, her gün için ayrı renk kullanırım. Bu tasarladığım bir şey değildi, böyle başladı ve böyle devam etti. Ağır bir stabilo fanıyım.
  • Günlüklerime tamamen zihnimi kusarım, cümlelerim hiçbir edebi nitelik taşımıyor. Ne konular ne de cümleler birbirini takip etmez. Şimdiye kadar çok çok nadir olarak belirli olayları okumak dışında hiçbir günlüğümü dönüp tekrar okumadım.
  • Günlüklerimi yazarken “ya biri okursa?” kaygısı duymam. Yukarıda da belirttim ben bile okumuyorum. Okuyan işsizdir bence. 🙂 “Annem şunu söyledi, x bunu yaptı” gibi fuzuli ya da dedikodusal nitelikte şeyleri hemen hemen hiç yazmam.
  • Günlüğe başlarken ruh hastası gibi günaydın yazarak başlarım. 🙂 (öğlen yazıyorsam hello, akşam yazıyorsam iyi akşamlar yazarım. Alışkanlık işte yapacak bir şey yok, öznel bir yazı olacağını belirtmiştim. 🙂 )
  • Selamlama kısmından sonra bir önceki günü düşünürüm ve o gün hayatımda hangi eylemlere yer verdiğimi yazarım. Dünün gündemini ele alırım. Filtreden geçirmem. Neyi hissediyorsam kağıda karmakarışık şekilde dökerim.
  • Sonra “hadi şimdi bugüne geçelim” vb. bir cümle yazar o gün benim için gündem teşkil edebilecek şeyleri kağıda dökerim. Örneğin: “Günlüğü yazmayı bırakınca odayı havalandırıp bir saat yürüyüşe gideceğim. Dün yürüyüşte podcast dinlemiştim, ama bugün doğa seslerine kulak vereceğim bla bla.” gibi önemli önemsiz konuları ve gönlümün istediği bütün detayları yazarım.
  • Canımı sıkan bir olay/durum varsa o konuda zihnimi boşaltır sonra da kendime telkinler vermeye başlarım. Geçmişte yaşayıp atlattığım benzer bir durum varsa onu yazarım. Çözüm önerileri düşünür onları yazarım. Davranış olarak takınmak istediğim ve bana iyi gelebileceğini düşündüğüm bir tutum varsa onları yazarım. Anlık olarak güçlendiğimi hissederim.
  • Günlüğün son sayfasını genelde pozitif noktalara ayırırım. Kendime hayatımla ilgili vereceğim telkinler, o an yürekten hissettiğim ve şükran duyduğum konular, geleceğe dair olumlamalar, sevdiğim mottolar.
  • Bunun dışında bir de geçen yıl başladığım ve her gün birkaç satır yazdığım 5 yıllık günlüğüm var. Onun detaylı yazısını yayınlamıştım. O günlüğü de çok seviyorum. Hatta aslında normal günlüğü yazmayı atladığım çok oluyor da 5 yıllık günlüğü atlamam.

Neden Günlük Tutuyorum?

  1. Yazı yazmak benim için zaten nefes almak gibi ve zihnimi kusmaya çok ihtiyacım var. Kafama taktığım konuların sistemimden çıkması gerekiyor. Günlük tuttuğumda zihnimden çıkıp kağıda döküldüğünü hissediyorum.
  2. Uzun vadede günlük tutunca hayatımda yolunda giden ve gitmeyen alışkanlıklarımı, tutumlarımı daha iyi analiz etme fırsatım oluyor. Hepsini düzeltemiyorum ya da bölye bir gayem yok aslında; ama bir şeyleri çok daha iyi fark etmemi sağlıyor.
  3. Hayatım çok stabil ilerliyorsa günlük tutmadığım dönemler oluyor. Örneğin uzun tatillerde. Ama uzun süre günlük tutmuyorsam dengemin çok daha fazla şaştığını görebiliyorum. Mesela bir süredir o kadar da düzenli yazmamıştım. Acil dönmem gerektiğini şu an fark ettim.:) Günlük tutarak çok daha hafifleştirebileceğim süreçleri, günlük tutmayıp eziyete dönüştürebiliyorum. İçinden çıkılamaz hale getirebiliyorum. Günlükler berraklaşmamı ve daha iyi odaklanmamı sağlıyor. Böyle bir alışkanlığınız yoksa anlamayacaksınız muhtemelen. Ama düzenli şekilde zihnini satırlara döken biri anlayacaktır. 🙂
  4. Dr. Phil Stutz belgeselinde de yazmanın önemine değinilir. Özellikle stresli, canım sıkkın dönemlerde günlük yazmaya mutlak şekilde ihtiyaç duyuyorum. Efektif bir günlük yazıyorsanız herhangi bir insanla dertleşip olur olmaz tavsiye yığınıyla boğuşmaktan çok daha fazlasına ulaşırsınız.
  5. Yukarıdaki madde ile bağlantılı olarak uzun yıllar günlük tuttuğunuzda iç sesinizle, özünüzle daha çok temasa geçersiniz. “Ben gerçekte ne istiyorum?”, “beni neler mutsuz ediyor?”, “hayatımı neler kaplıyor?”, “nelere değer veriyorum?” gibi pek çok güçlü sorunun yanıtına erişir ya da yaklaşırsınız.
  6. Ek olarak günlüklerime manifest ettiğim, olmasını umduğum hayallerimi de bol bol yazdığım için, bu hayaller gerçekleştiğinde çok tılsımlı büyülü bir şey başıma gelmiş gibi hissediyorum. 🙂 O kanıtların günlükte olması beni ayrıca mutlu ediyor.

Tılsım demişken, hayatın sonsuz olasılığı ve fırsatı olduğunu hem kendime hem size hatırlatarak yazımı sonlandırıyorum. SEO’ya hizmet etmese de böyle öznel yazıları çoğaltabilirim. 🙂 Sevgiler…

Hizmetler: Koçluk almak ister misiniz?

Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.

“Nasıl ve Neden Günlük Tutuyorum?” için bir yanıt

  1. Seçil avatarı
    Seçil

    ♥️

Biraz da siz kar(g)alayın!

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Yazar Karga sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin