Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Psikoloji Fikri-1

Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Psikoloji Fikri, Domingo Yayınevi’nden çıkan Adrian Furnham’ın kitabı.

Pozitif psikolojiden duygusal zekaya, stresten yapay zekaya pek çok konuyu 4 sayfalık metinler ile ele alıyor. Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Psikoloji Fikri, Psikoloji konularıyla ilgili ön bilgi edinmek için ideal. Basit anlatımı ve kısa kısa pasajları sebebiyle sevdim. Canınız sıkıldığında rastgele bir sayfa açıp okuyabilirsiniz.

Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Psikoloji Fikri ile ilgili birkaç yazı yazacağım. İlk yazıda şizofreni, stres, plasebo etkisi ve hoşuma giden bazı sözleri yer alıyor.

“En iyi deva kahkahadır.” Pindaros

***

Sigaranın tüm kanserlerin üçte birine yol açtığı düşünülmektedir.

***

Alkoliklerin çocukları alkolik olmayan ebeveynlerin çocuklarına göre alkolik olmaya dört kat daha yatkındır.

Bağımlılığa neden olan da, onu ortadan kaldıran da zihindir. 

***

“Tüm yaşamımız kendi güvenliğimiz hakkında endişelenmek, yaşam için hazırlanmakla geçip gidiyor; öyle ki, gerçekte asla yaşamıyoruz.” Lev Tolstoy

***

“Psikopatlar genelde birbirleriyle iyi geçinemezler. Benmerkezci, bencil, talepkar, duygusuz bir kişinin yanında isteyeceği en son kişi, kendisi gibi biridir.” Robert Hare

***

Şizofreni: Yoksullarda şizofreni tanısı olasılığı, zenginlerinkinden daha yüksektir.

Şizofreniyle ilgili ortalıkta birçok yanlış fikir dolaşmaktadır. Bunlardan ilki, şizofrenlerin tehlikeli, kontrol edilemez ve ne yapacakları bilinmez olduklarıdır; halbuki çoğu oldukça utangaç, içekapanık ve kendi sorunlarıyla uğraşan insanlardır.

Çoğu insan bu kişilerin iyileşmediğini, iyileşemeyeceğini ve bir kez şizofren olanın daima şizofren kalacağını düşünür.

***

Plasebo Etkisi: Plasebo etkisini duymuşsunuzdur. Başı ağrıyan kişiye “şu hapı iç yarım saate hiçbir şeyin kalmaz” deyip bonibon verirsiniz. Bonibon olduğunu anlamayıp iyileştirici etkisine çok inanırsa gerçekten de başağrısı geçer. Vücutta çıkan siğillerin dua ile geçtiğini düşünmek de plasebo etkisi bence. Doktora gittiğinizde “git okut geçer” diye önerenler olabiliyormuş.:)

Daha ilginç olan ise plasebo ameliyatlarda bile(insanların kesilip hiçbir şey yapılmaksızın ya da pek az bir şey yapılarak dikildikleri) yüksek oranda olumlu yanıtlar alınmaktadır.

Plasebonun iyileşme sağladığı konular; alerji, astım, kanser, beyin enfarktüsü, depresyon, diyabet, gece yatak ıslatma, epilepsi, uykusuzluk, migren, multipl skleroz, nevroz, göz patolojileri, Parkinson hastalığı, şizofreni, ülserler, siğiller. Kısacası hemen hemen her derde deva.

Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Sanat Fikri
Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Sanat Fikri

Stres

Stres sözcüğü Latince gerilmek anlamındaki “stringere’den” gelir. Çeşitli tanımları vardır; Kimine göre stres öznel olarak tanımlanabilir(kendimi nasıl hissettiğim konusunda söylediğim şey) ; kimileriyse nesnel bir tanım gerektiğini düşünür.(tükürük, kan, nabız gibi fiziksel ölçümler)  Araştırmalardan bazıları stresin tek tanımı olduğunu bazıları ise çok boyutu olduğunu vurgular.

Stresin ilk tanımı Han Selye tarafından 1946 yılında yapılıştır.

Stresi, buna neden olan dış uyarı etmenleriyle mi, yoksa kişinin buna verdiği yanıtla mı tanımlamak gerekir? Yani kişi stresli bir şey yaşamıyorsa, buna gerçekten stres etmeni denebilir mi?

Olumsuz yani kaygı, huzursuzluk, nevrotiklik ve kendini küçük görme karışımı hisleri olan insanlar, daha az üretken, işinden memnuniyetsiz ve işe gitmemeye daha yatkın olma eğilimindedir.

2000’li yıllarda işyeri stresi terimi davalarda geniş yer buldu.

“Stres net fiziksel semptomları olmayan abes bir kavrama dönüşmüştür.”

Stresin Sonuçları

Dış görünüşün dikkat çekici düzeyde kötüleşmesi; kronik yorgunluk ve bitkinlik; sık sık enfeksiyona, özellikle solunum yolları enfeksiyonuna yakalanma, baş ağrısı, mide ve deri sorunları gibi sağlık şikayetleri; depresyon bulguları; kilo ve yeme alışkanlıklarında değişimler.

Duygusal semptomlar can sıkıntısı ve kayıtsızlık; çaresizlik, sinizm ve öfkelilik; üzüntülü görünüm, üzgün ifadeler, çökmüş duruş; sinirli, gergin, ağlamaklı ifadelerdir.

Davranışsal semptomlarsa, devamsızlık; kazalar; alkol ve kafein tüketiminde artış; sigara kullanımında artış; egzersiz yapma takıntısı, kolay öfkelenir olma; üretkenlikte azalma; bir işe yoğunlaşamama ya da onu bitirememe halidir.

Stresle Başa Çıkmanın Yolları

Kitabın devamı;

Mutluluğun Sırları

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.