Seneca’dan İlhamla: Neden Hedef Belirlemeliyiz?
Yıllık hedef belirleyenlerin çok büyük bir yüzdesi sene içinde hedeflerinden vazgeçiyor. Hal böyleyken bugün; hedef belirlerken yapılan hatalar ile ilgili yazacağım. Ama ondan önce; neden hedef belirlemeliyiz?
“Hangi limana yelken açtığını bilmeyen için hiçbir rüzgâr uygun değildir.”Seneca
Büyük şirketlerin hepsi çeyrek hedefler, yıllık hedefler belirler. Sistem kurar ve çark o sisteme göre öyle veya böyle döner. Çok başarılı bir CEO ayrılsa, pek çok uzman istifa etse, lokasyon değişse, pandemi gibi beklenmeyen olaylar yaşansa; her şeye rağmen çark bir şekilde dönmeye devam eder. Operasyonel ekiplerinin yaklaşık %80’ini kaybeden bir şirkette çalıştım. Yine de sektördeki lider konumunu korumaya devam etti.
Bu tür şirketler en çok strateji konusuna kafayı yorar. MBA’e başladığımda ilk ders “Stratejik Planlama”ydı. Herhangi bir iş modelini strateji ve planlama olmadan kurgulamak mümkün mü?
Yaşamı bir şirket gibi yaşamak çok kolay değil. Bir kere insanın içinden gelmiyor zaten! Öte yandan elimizde başarılı olmuş bir pratik var. Hangi yöne gittiğini bilmek, ne istediğini bilmek, ne istemediğini bilmek, amaçların uğruna hangi planları yapman gerektiğini düşünmek, hayatta seni nelerin mutlu huzurlu hissettirdiğini bilmek; işleyen bir sistem ve strateji kurmak genel bir perspektif olarak benimsenebilir.
Hedef Berlirlerken Yapılan Hatalar
SMART hedef kavramını pek çok kişi duymuştur.
S — Specific: Spesifik / Belirli
M — Measurable: Ölçülebilir
A — Achievable: Ulaşılabilir
R — Relevant: İlgili / Gerçekçi / Amaca Uygun
T — Time-bound: Zaman Sınırlı / Zamanı Belirli
hedefler smart yani “akıllı” hedef olarak geçiyor. “Instagram ziyaretçi sayımı arttırmak istiyorum” bir hedef değil, temennidir. “Instagram sayımı ay sonuna kadar %5 arttırmak istiyorum” ise akıllı bir hedeftir.
Yazımda smart maddelerini bir kenara bırakıp diğer hatalara değinmeye çalışacağım.
1)Hedefi Başkalarına Göre Belirlemek
İç sesinizin ikna olmadığı bir hedef uğruna çalışmak çok zor. Bu şirket hedefleri için bile geçerli. Hayatta en başarılı olduğum hedefler kendi iç sesimle paralel ilerleyen hedefler. Eşiniz kilo vermenizi istiyor diye kilo verme hedefi koymak, bunu sadece eşiniz istiyorsa mantıklı bir hedef değil.
Aklıma ilkokul ve orta okulun sonunda girdiğim Anadolu/Fen Lisesi sınavları geliyor. 🙂 Hoş orta okulun sonunda Anadolu Lisesi’ni kazanmıştım; ama bunun için herhangi bir çaba, istek duyduğumu söyleyemem. Neyi ne için yaptığımın farkında bile değildim. Her birimiz küçücük çocuklardık zaten. “Kazanmam gereken bir sınav olduğunu düşünmek” değil, bu sınavı kazanırsam nelerin değişebileceğini bilmek ve bu kriterler beni heyecanlandırıyorsa uğruna emek vermek daha mantıklı olurdu.
2) Sana Neşe Veren Hedefleri İhmal Etmek
Hedef konusunda bir denge olmalı öyle değil mi? Sadece kariyer hedefleri koymak ya da bizi zorlayacak sigarayı bırakma, kilo verme gibi hedefler koymak bunaldığımız noktada “hedeflediğim hiçbir şeyi başaramıyorum” duygusu verip gerçekdışı bir alana sürükleyebilir.
Her şeyi de hedef/plan haline getirmekten bahsetmiyorum. Bu noktada sizin için çalışacak yöntem ne onu bulmak önemli. Örneğin ben yıllar önce sabahlarım için çok basit bir rutin hedefi belirlemiştim. Uyanınca yaz-kış fark etmeden pencereyi açıp birkaç derin nefes almak. Yatağımı düzeltmek, iş için hazırlanırken birkaç keyifli müzik listesi/podcast dinlemek gibi.
Üniversitede öğrenciyken Aysim Altay’ın bir seminerine katılmıştım. Kendisine senede iki yeni yere seyahat etme hedefi koyduğundan bahsetmişti. O sırada öğrenci olduğum için çok özenmiştim bu hedefe. Çalışma hayatına atıldığımda uzun süre minimum 2 yer hedefiyle ilerledim ben de.
3) Tamamlama Zamanını Küçümsemek
Hedefi tamamlama zamanını küçümsemek, hedef belirlerken çok üzerinde durulmayan, sonradan motivasyon kaybına yol açan konulardan biri.
Basit matematik, hayatın her evresinde kullanılmalı. Konuyu tersine çevirelim ve tamamlama zamanını büyütüp ertelediğimiz konuları ele alalım. Üstünden çıkardığın çamaşırları katlayıp yerlerine koymak, yere serdiğin yoga/pilates matını kaldırmak, nemlendirici sürmek, yatağı toplamak vs. vs. kaç dakika alıyor? 2 dakika kuralı bu anlamda sevdiğim bir kural.
“Örnek: Yazman 2 dakikanı almayacaksa o maili atmayı erteleme!”.
Hedef belirlerken de matematiği doğru yapmak, neyin ne kadar zaman alacağını, hastalık/mutsuzluk/dış koşullar gibi durumların yaratacağı aksaklıkları vs. değerlendirmek daha iyi olur.

4) Yönetme ve Takip Sistemi Eksikliği
Bir önceki maddeden yola çıkarak hedefi belirledikten sonra takip etmemek, hedefe dair stratejik boşluklar bırakmak, hedef belirlerken yapılan hatalar arasında yer alıyor.
Hedef takibi konusunda artık çok fazla dijital uygulama var. Hatırlatıcılar var, İngilizce’de “habbit tracker” olarak geçen bu konu için yüzlerce içerik var. Fiziksel olarak da sırf bu konu üzerine tasarlanan ajandalar var. Bu noktada en önemlisi çok fazla dağılmadan, sizin için çalışan sistemi bulmak. Bulana kadar birkaç başarısız denemeye razı olmanızı öneririm.
Bir yönetme ve takip sistemi kurduğunuzda “yeni yıl gazıyla ve coşkusuyla” belirlediğiniz hedefleri daha uygun bir matematikle değerlendirebilirsiniz. Hedefi unutup, tamamen vazgeçmek yerine güncelleyebilirsiniz. Kendinize bu payı bırakın.
5) Hedefi Görünür Kılmamak
Yine birbirini takip eden maddeler ve geldiğimiz sonuç hedefi belirleyip kenara atmamak. Bir defterin arasında ya da iPad notlarında unutmamak.
İlla gözünüzün önüne asmanıza gerek yok tabii; ama kolayca erişebileceğiniz bir yerde olması önemli. Bir önceki maddeyi de baz alırsak haftalık/aylık takip etmek önemli.
6) İlerleme ve Süreç Yerine Sadece Sonuca Odaklanmak
Geçmiş yıllarda Michael Jordan’ın sözlerinden bir derleme yapmış ve The Last Dance belgeselini izlemiştim. Basketbol efsanesi Jordan’ı düşününce ilk aklıma gelen şey başarıları değil, vurguladığı başarısızlıkları. Jordan’ı efsane olmaya götüren yolda pek çok deneme var, pratik var.
En klasik olarak kilo verme hedefinden ilerlersek. Kendime ay sonuna kadar koyduğum kilo verme hedefini rakamsal olarak başaramasam bile bu uğurda sağlıklı beslendiğim günleri yükseltmek, adım sayımı arttırmak, bazı günler daha fazla su içmek, belki şeker eşiğimi bir nebze düşürmek aslında bir İLERLEMENİN göstergesi.
Hedeften vazgeçmek yerine üstüne neler ekleyebileceğini düşünmek, nerede hata yaptığını analiz etmek ve en çok da süreci takdir etmek gerekir.
7) Olumsuz Hedefler Koymak
Örnekle anlatmak gerekirse, tam da bir önceki maddede olumsuz versiyonunu ele almışken “kilo verme” hedefi üzerinden gidebiliriz.
“Kilo vermek” hedefi yerine “beslenme/yaşam biçimini değiştirmek”.
“Harcamaları kısmak” yerine “birikimleri arttırmak.”
Dört Anlaşma kitabından yola çıkarsak sözcükler büyüdür ve hedefi kayıp yerine kazanç üzerinden inşa etmek daha iştahlandırıcı.
8) Çok Fazla Hedef Koymak
Bu benim zaman zaman hala çok zorlandığım bir konu. Zihnim çok kalabalık olduğu için hedeflerim de çok fazla olabiliyor. Bu da dağılmanıza yol açıyor.
Yakın örneklerden biri olduğu için IELTS sınavından yazabilirim. 3-4 ay boyunca hayatımın odağına aldığım, bütün planlarımı IELTS çalışma düzenime göre belirlediğim, tek önemsediğim hedefti.
Master döneminde tez yazmak da tamamen odağıma almak durumunda olduğum konulardan biriydi. Süre kısıtı var, beklenen kriterler var, yüksek lisansı başarıyla bitirme hedefim var vs. Başka gündemlerle ilgilenmem mümkün değildi.
Bu gibi çok kritik, zaman alan hedefleriniz varsa mümkün olduğu kadar sadeleşmek, hayatın artan zamanlarında kendinize iyi davranıp şımartmak, fiziksel ve ruhsal sağlığınıza dikkat etmek en güzeli.
***
Yeni Yıla Girerken Kendine Sorabileceğin 10 Güçlü Soru yazısıyla başladığım seri hedef belirlerken yapılan hatalar ile devam etti. Isınma turlarımızı tamamlayıp yeni yıla daha hazır bir zihin ile gireceğiz. Devam yazılarında görüşmek dileğiyle.♥
Soru ve görüşleriniz için; İletişim sayfasından ya da yorum kısmından bana ulaşabilirsiniz.


Biraz da siz kar(g)alayın!